Büyük Günahlar
İslam düşünce geleneğinde alimler, büyük günahların (kebair) tam sayısı üzerinde farklı yorumlar yapmışlardır. Kimi yedi, kimi yetmiş, kimi ise yedi yüze kadar uzanan bir çerçeve çizer. Ancak bu belirsizlik, aslında kul için büyük bir rahmet kapısıdır. Tıpkı Kadir Gecesi’nin Ramazan içinde, Cuma günü duaların kabul saatinin ise gün içinde gizlenmesi gibi, büyük günahların kesin sınırlarının çizilmemesi de mümini her an uyanık tutmayı amaçlar. Günahın küçüklüğüne bakarak rehavete kapılmak yerine, o günahın kimin huzurunda işlendiğinin idrakine varmak asıl meseledir.
Hazret-i Mevlâna der ki: “Kör kuyuya düşen kişi, o kuyunun ne kadar derin olduğunu değil, oradan nasıl çıkacağını düşünmelidir.” Günah, ruhu o kuyuya hapseden ağırlıktır.
Büyük günahlar sadece bedensel eylemlerden ibaret değildir; asıl yıkım kalpte başlar. Allah’a ortak koşmak (şirk), O’nun rahmetinden ümit kesmek veya tam tersi, “nasılsa affedilirim” diyerek Allah’ın mekrinden (adaletinden) emin olmak ruhun en ağır yükleridir.
Tasavvuf ehli, kalbi bir aynaya benzetir. Günah, bu aynaya düşen siyah bir lekedir. Eğer tövbe ile silinmezse, ayna tamamen kararır ve hakikat nurunu yansıtamaz hale gelir.
İnsan, çoğu kez dilinin altında gizlidir. Yalan yere şahitlik etmek, tertemiz bir namusa iftira atmak ve “Yemin-i Gamus” denilen, bile bile yalan yere yemin ederek bir başkasının hakkını gasp etmek dilin işlediği en büyük cinayetlerdir. Alimlerin “bir misvak çöpü kadar bile olsa” kul hakkına girmeyi büyük günah sayması, İslam’ın adalete verdiği önemi gösterir. Dilin afetinden korunmak, sükutun hikmetine sığınmakla mümkündür.
Midenin helal ile rızıklanması, manevi terakkinin temelidir. Haksız yere yetim malı yemek, faize bulaşmak ve zihni bulandıran sarhoş edici maddeler, insanın sadece bedenini değil, iradesini de felç eder. Aynı şekilde zina, hırsızlık ve haksız yere cana kıymak gibi eylemler, toplumsal barışı ve bireysel huzuru yok eden temel sarsıntılardır. Bu günahlar, insanın “Eşref-i Mahlukat” (yaratılmışların en şereflisi) vasfını zedeleyen, onu aşağıların aşağısına çeken karanlık dehlizlerdir.
Cennetin Anahtarı = Anne ve Babaya Hürmet
Listenin son ve belki de en kuşatıcı maddesi, anne ve babaya asilik etmektir. Onların ihtiyacı olduğunda yanlarında olmamak, gönüllerini kırmak veya rızalarını gözetmemek, bütün bedeni kapsayan bir günahtır. İslam alimleri, anne-babaya itaati, Allah’a ibadetten hemen sonra zikrederler. Onlara gösterilen her şefkatli bakış, aslında kişinin kendi ruhuna gösterdiği bir şefkattir. Unutulmamalıdır ki; köküne hürmet etmeyen ağaç, meyve veremez.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Büyük günah (kebair) nedir?
Büyük günahlar (kebair), Kur’an ve Sünnet’te hakkında özellikle ağır uyarı bulunan, dünyevi veya uhrevi bir ceza ile tehdit edilen günahlardır
Kalp ile işlenen büyük günahlar nelerdir?
Büyük günahlar sadece bedensel eylemlerden ibaret değildir; asıl yıkım kalpte başlar. Kalp ile işlenen büyük günahlar:
- Şirk (Allah’a ortak koşmak)
- Allah’ın rahmetinden ümit kesmek
- Allah’ın azabından emin olmak
- Kendini başkalarından üstün görmek
- İbadetleri Allah için değil, insanlar için yapmak
Büyük günah işleyen bir Müslümanın dinden çıkar mı?
İşlediği günahı inkar etmediği sürece; yani günah olan şeye günah değil, haram olan şeye helal demediği sürece çıkmaz
Günahların küçüğü büyüğü var mıdır? Küçük günahları önemsememek neye yol açar?
Günahların küçüğü büyüğü vardır, ancak küçük günahları önemsememek büyük tehlike taşır:
Büyük günahlardan nasıl tevbe edilir?
Büyük günahlardan tevbe etmek için üç şart gerekir:
- Hemen o günahı bırakmak
- İçten bir pişmanlık hissetmek
- Bir daha dönmemeye karar vermek
Kul hakkı ile ilgili günahlarda:
- Hak sahibiyle helalleşmek, hakkını iade etmek
- İftira ise, iftira ettiği kişiden helallik almalı
- Gasp edilen mal varsa, sahibine vermeli
Büyük günahlardan korunmak için neler yapmalıyız?
Büyük günahlardan korunmak için:
- İlmini artırmak
- Allah korkusunu kalpte taşımak
- İyi kullarla arkadaşlık etmek
- Her gün nefsini muhasebe etmek
- Günahlardan hemen tevbe ve istiğfar etmek
- “Ya Rabbi, beni büyük günahlardan koru” diye dua etmek
- Başkalarının haklarını gözetmek, helallik almak
