Allah’a tövbe ve iman, ölüm gelmeden önce, insanın hâlâ yaşama ümidi varken yapılmalıdır. Çünkü tövbe, yalnızca bir söz değil; özgür irade ile yapılan bilinçli bir yöneliştir. Hayat devam ederken yapılan tövbe, insanın tercihini değiştirdiğini gösterir. Ölüm anında yapılan ise artık bir tercih değil, kaçınılmaz hakikatle yüzleşmedir.
Hayatı boyunca Allah’ı tanımamış, Peygamber’e ve Kur’an’a yönelmemiş, heva ve arzusuna göre yaşamış bir kimse; ömrünü tüketip ölümle burun buruna geldiği bir anda, Firavun’un yaptığı gibi, “Ben şimdi tövbe ettim” derse, bu tövbe geçerli değildir. Çünkü bu söz, iman değil; azabı gördükten sonra yapılan bir itiraftır.
Kur’an-ı Kerim bu gerçeği açık bir şekilde bildirir:
- “Günahkarlardan, ölüm gelip çatıncaya kadar kötülükleri işleyip de can verme anında ‘Ben şimdi kesinlikle tövbe ettim’ diyenlerin ve kâfir olarak ölenlerin tövbeleri kabul edilmez…”
Firavun’un durumu bunun en çarpıcı örneğidir. Hayatı boyunca Allah’a meydan okuyan, kendini ilah ilan eden Firavun, denizde boğulurken iman ettiğini söylemiş; ancak bu iman, görerek inanma olduğu için kabul edilmemiştir. Çünkü iman, gayba iman olduğu sürece anlam taşır.
Gerçek tövbe; insanın henüz nefsiyle, arzularıyla ve dünya ile bağları sürerken yaptığı tövbedir. Günah işleme imkânı varken günahtan vazgeçmek, isyan edebilecekken itaati seçmek; işte bu, makbul olan tövbedir.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Tövbe için en son kabul edilen zaman nedir?
- Can boğaza gelmeden önce, yani ölüm alametleri başlamadan önceki zamandır.
Ölüm anında yapılan tövbe neden kabul edilmez?
- Çünkü bu tövbe, özgür bir tercih değil; kaçınılmaz azabı gördükten sonra yapılan bir itiraftır.
Günahkâr bir insan son anda tövbe edemez mi?
- Hayır. Günah işleme imkânı ortadan kalktıktan sonra yapılan tövbe, Kur’an’a göre geçerli değildir (Makalede detaylı bilgi verildi bu konu hakkında)
