Hayatımız boyunca hepimiz “en kârlı” olanın peşinden koşarız. Daha iyi bir yatırım, daha yüksek bir kazanç… Peki, ruhumuzun ebedi sermayesi için en büyük kazanç nerede? Peygamber Efendimiz (s.a.v), ümmetine manevi bir hazinenin haritasını çiziyor. Bazı mekanlar vardır ki, orada alınan bir nefes, başka yerdeki bir ömre bedeldir. Ebu’d-Derda (r.a) vasıtasıyla bizlere ulaşan bu müjde, sadece mesafeleri değil, sevabın sınırlarını da ortadan kaldırıyor.
1. Gönüllerin Başkenti: Mescid-i Haram ve 100 Bin Katlık Müjde
Kabe’nin gölgesinde, o siyah örtünün huzurunda durduğunuzda zaman durur. Orada kılınan tek bir namaz, tam yüz bin kat daha faziletlidir. Bu, matematiksel bir hesaptan ziyade, ilahi rahmetin sağanağına tutulmaktır.
Sadi Şirazi’nin dediği gibi: “Kabe, aşıkların tavaf merkezidir; orada bir kez ‘Allah’ diyenin nidası, arşı sarsar.” Eğer yolunuz o mübarek beldeye düşerse, kıldığınız her vaktin sizi manen nasıl bir zirveye taşıdığını düşünün.
2. Risaletin Kalbi: Mescid-i Nebevi’de Bin Kat Bereket
Medine-i Münevvere… Efendimiz’in (s.a.v) “Benim Mescidim” dediği o huzur iklimi. Orada kılanan her namaz, normal vaktin bin katı değerindedir. Yeşil Kubbe’nin altındaki o manevi koku, kılan kişinin ruhuna işler.
İnsan, Mescid-i Nebevi’de namaz kılarken aslında Efendimiz ile aynı safta durmanın edebiyle kuşanır. Bir Hadis-i Şerif’te buyurulduğu gibi: “Evimle minberim arası, cennet bahçelerinden bir bahçedir.” İşte o cennet bahçesinde kılınan namaz, kulun dünya sürgünündeki en büyük tesellisidir.
3. İlk Kıblemizin Gözyaşı: Mescid-i Aksa ve 500 Katlık Vefa
Peygamberlerin mirası, Miraç’ın ilk durağı Mescid-i Aksa… Orada kılınan bir namaz, diğer mescitlerden beş yüz kat daha faziletlidir. Aksa’da secdeye varmak, sadece bir ibadet değil, aynı zamanda bir vefa borcudur.
Rabbimiz, İsra Suresi’nde; “Etrafını mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa…” buyurarak o toprağın kutsiyetini mühürlemiştir. Oradaki her rüku, tarihin derinliklerine ve peygamberlerin dualarına eklenen bir halkadır. Bu beş yüz katlık sevap, aynı zamanda o mübarek mekanı yetim bırakmayanlara verilen bir ödüldür.
Kuşkusuz her yerde Allah’a secde edilir ve O, her yerdedir. Ancak bu üç mescit, yeryüzünün manevi kalbidir. Eğer imkanınız varsa bu üç durakta secdeye varmak, hayatınızın en büyük yatırımı olacaktır. İmkanınız yoksa, gönlünüzü o saflara gönderin; zira niyet müminin amelinden hayırlıdır.
- Mevlana’nın dediği gibi: “Ayaklarımız dünyada olsa da, ruhumuz Kabe’nin çevresinde pervane olmalı.”
