Tasavvuf ve İslam düşüncesinde uzlet, dünyevi meşguliyetlerden ve dış dünyadan soyutlanmak, inzivaya çekilme, uzletin temel amacı nefsi terbiye etmek
İnsanlar, uzlet ve insanların arasında yaşamanın hangisinin daha faziletli olduğu konusunda ihtilaf ettiler. Oysa bunlardan her birinin birtakım faydaları olduğu gibi, gaileleri de vardır. Kendisini tanıyan arifi halvetine aşina eyleyen, kendisiyle gizliden gizliye konuşmasının verdiği zevkle onu diğer insanlardan uzak tutan ve böylece;
Yalnızken ona kendisini düşünme bahçesini açan, o bahçenin yeşilliği içerisinde onu kendisinin huzurunda bir o yana bir bu yana salındıran ve böylece basiret gözüyle ona Firdevs ile çöplük arasındaki farkı gösteren Allah’a hamd olsun
Nimetlerini bol ve eksiksiz biçimde verdiğinden dolayı O’na hamd ederim. Bu nimetlerin en üstünü O’nu tanımaktır. O’nun seçkin kullarının en seçkin olan elçisi Hz Muhammed’e, ashabına ve getirmiş olduğu dinin yolunda onu takip edenlere salat ve selam ederim.
İnsanlar, uzlet ve insanların arasında yaşamanın hangisinin daha faziletli olduğu konusunda ihtilaf ettiler. Oysa bunlardan her birinin birtakım faydaları olduğu gibi, gaileleri de vardır. Zahitlerin çoğu uzleti tercih ettiler. Bu husustaki doğru davranışı ortaya koymak için önemli olduğundan konuyu iki bölümde inceleyeceğiz:
Birinci Bölüm: Konu hakkındaki görüşler ve deliller
İkinci Bölüm: Her iki hususun faydalarının ve gailelerinin sayılarak doğrunun ortaya çıkarılması
Denildi ki: Ey Allah’ın elçisi! İnsanların en hayırlısı kimdir?
Şöyle cevap verdi : Canıyla ve malıyla cihat eden ve tenha bir yerde Rabbine ibadet edip insanları kendi şerrinden kurtaran adam
İbn Mes’ud (r.a) arkadaşlarına bir keresinde şöyle demiştir :
İlim pınarları, geceyi aydınlatan kandiller, evi donatan eşyalar, azimli kalplere sahip olanlar, eski giysiler giyenler, göktekiler tarafından bilinen ve yerdekiler tarafından tanınmayan kimseler olunuz.
Kaynak: İbnü’l Cevzi / Minhacü’l Kasıdin Ve Müfiddü’s-Sadıkin / C:: I / bkz: 465
