Vakı’a Suresi 60-61 ve 62. ayetin meali
Bu satırları okurken bir an durup düşün: Seni annenin rahminde yoktan var eden, gözüne görme, kulağına duyma, kalbine hissetme kabiliyeti veren Allah, seni toprak olup gittikten sonra tekrar diriltmeye kadir değil midir? Vakı’a Suresi 60-62. ayetler tam da bu gerçeği haykırıyor:
- “Aranızda ölümü Biz takdir ettik; sizin yerinize benzerlerinizi getirmekten ve hiç bilmediğiniz bir yapıda sizi tekrar yaratmaktan da aciz değiliz. Andolsun ki siz, ilk yaratılışı bilmişsinizdir; tekrar yaratılacağınızı da ona kıyasla düşünmeli değil miydiniz?” (Vakı’a, 60-62)
Ölüm, bir yok oluş değil; Rabbimizin planında bir geçiş kapısı. İlk yaratılışın mucizesini gören göz, ahiretteki dirilişi de kolayca kabul eder.
Hayatımız boyunca ölümün gölgesini hissederiz; sevdiklerimizi kaybederiz, kendi ecelimizi düşünürüz. Ama ayet bize müjdeyi ve uyarıyı bir arada verir: Ölümü aramızda takdir eden O’dur ve O’nun önüne geçecek yoktur. (Vakı’a, 60) Diyanet mealiyle: “Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.”
Bu, nesillerin gelip gitmesi gibi doğal bir döngü. Bir nesil gider, yenisi gelir; tıpkı yaprakların düşüp yenilerinin çıkması gibi. Ama asıl mesele şu: Bu döngüyü yöneten kudret, bizi çürüdükten sonra da yeniden yaratmaya muktedirdir. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurur: “Allah sizi ilk defa yarattı, sonra sizi öldürecek, sonra sizi diriltecektir.” (Buhari) Ölüm, son değil; yeni bir başlangıcın habercisidir.
Şöyle bir düşün istersen;: Sen bir damla sudan, meniden başladın. O damla anne rahminde şekillendi, kemiklere büründü, etle kaplandı, gözün açıldı, kulakların duydu, aklın çalıştı. Bu mucizeyi bizzat yaşadın, biliyorsun. Vakı’a Suresi soruyor: “Andolsun ki siz, ilk yaratılışı bilmişsinizdir; tekrar yaratılacağınızı da ona kıyasla düşünmeli değil miydiniz?” (Vakı’a, 62)
Evet, ilk yaratılış yoktan var etmekti – en zor olanı buydu. Tekrar yaratmak ise, zaten var olanı yeniden toplamak, topraktan çıkarmak… Allah için hangisi daha kolay? Elbette ilk yaratılış! “İlk defa yapan, ikincisini de yapar; çünkü kudret aynı kudrettir.”
Rabbimiz, diriliş delillerini sadece soyut bırakmıyor; etrafımızdaki nimetlerle somutlaştırıyor. Nahl Suresi’nde buyurur:
- “Sizin için gökten su indiren O’dur. Sizin içeceğiniz de o sudandır, hayvanları saldığınız otlakların ki de. Sizin için ekinleri, zeytinleri, hurmaları, üzümleri ve rengârenk meyveleri de onunla bitirip yetiştiren Allah’tır. Bunlar da düşünen kimseler için elbette bir delil vardır.” (Nahl, 10-11)
Topraktan biten bu yeşillikler, meyveler… Kuruyup giden bitkiler baharda yeniden dirilir. Yağmur iner, toprak canlanır. Bu, ahiretteki dirilişin küçük bir provası değil midir? Düşünen bir kalp, bu nimetlerde Rabb’in kudretini görür ve der ki: “Beni yaratan, bu nimetleri bitiren, elbette beni tekrar diriltecektir.”
Ölüm her an gelebilir; Ama asıl soru: Kabre girdiğinde yanına ne alacaksın? Hadis-i şerifte: “İnsan öldüğünde ameli kesilir, üç şey hariç: Sadaka-i cariye, faydalı ilim ve kendisine dua eden salih evlat.” (Müslim)
- Bugün tevbe ile başla…
- Salih ameller biriktir…
- Nimetlere şükret, kanaat et…
Çünkü ahiretteki yaratılış, bu dünyadaki çabamızın meyvesi olacak. İlk yaratılışı bilen, ikincisini de beklemeli.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Ölüm anında yanımıza ne alabiliriz?
Hadis-i şerifte şöyle buyrulur: “İnsan öldüğünde ameli kesilir, üç şey hariç:
- Sadaka-i cariye,
- Faydalı ilim ve
- Kendisine dua eden salih evlat.” (Müslim)
