Satış yapmayacağına yemin eder, sonra birine satış için vekalet verirse yeminini bozmuş olmaz. Diğer mal değişimi şeklindeki akitler de böyledir. Çünkü akit, yapan kişi tarafından meydana gelir ve bu yüzden görev ve sorumlulukları ona döner. Dolayısıyla burada yemini bozmanın şartı olan yemin edenin akit yapması gerçekleşmemiştir. Ancak, kendisine katı bir yaptırımı olduğundan dolayı buna (vekalet yoluyla dahi yapmayacağına) niyet etmişse, yemini bozulur.
Veya yemin eden kışı halife veya yüzü peçeli genç kız gibi kendisi direkt alış veriş yapmayan kişiyse o durumda da vekalet vermekle yemini bozulur. Yemin eden, ticareti bazen direkt yapıyor, bazen vekalet veriyorsa hüküm genele göredir.
Satmayacağına yemin eder, sonra satar, ancak müşteri kabul etmezse yeminini bozmuş olmaz. Kiralama, sarf (para veya altın vs. değişme), selem, evlenme ve hul’ da böyledir.
Hibe eder veya sadaka verir veyahut ariyet (ödünç) verir de diğeri kabul etmezse yeminini bozmuş olur. Çünkü muavaza (karşılıklı değişme) akdi tarafların mallarını birbirlerine temlik etmeleri olduğundan, bu tür akitlerde söz, rükundür. Karşılıklı muavazanın olmadığı akitlerde ise sadece veren tarafından yapılan bir temlik işlemidir.
Filana hakkını mutlaka vereceğine dair yemin eder, sonra başkasına ödeme emrini verir veya başkasına havale eder, sonunda malı kabzederse yeminini yerine getirmiş olur. Hakkını alana kadar alacaklısını bırakmayacağına yemin eder, sonra ondan kaçarsa yeminini bozmuş olmaz. Alacaklı olduğu parça parça almayacağına yemin eder, sonra bir kısmını alırsa, tamamını almadıkça yeminini bozmuş olmaz. Çünkü yeminin bozulması için borcun tümünü parça parça alması gerekir Dolayısıyla yeminin bozulma şartı gerçekleşmemiştir. Kalan borcu siler veya ona hibe ederse hepsini kabzetmiş olmaz.
Alacağını bir mecliste ve ardı ardına parçalar halinde alırsa yeminini bozmuş olmaz. Çünkü alacağın tümünün bir defada teslimi imkansız olabilir. Dolayısıyla bu kadar basit parçalanma, yeminden müstesna olup yeminini bozmaz. İki teslim arasında başka bir işle uğraşırsa yeminini bozmuş olur. Çünkü meclis değişince her bir para ödeme, ayrı ödeme haline gelmiştir.
Şunu hibe edeceğine yemin eder, hibe ettiğinde karşı taraf kabul etmezse yeminini yerine getirmiş olur. Borç, ariyet ve sadaka verme de böyledir.
