İnkârcılar, yeniden diriltileceklerine ihtimal vermezler. Onlara ne kadar açık deliller sunulsa, ne kadar ikna edici mucizeler gösterilse de bu hakikati kabule yanaşmazlar. Çünkü mesele delil eksikliği değil, inanma iradesinin bilinçli olarak reddedilmesidir.
Deliller karşısında susup kalacak duruma geldiklerinde ise gerçeği kabul etmek yerine, “Gözümüz boyandı” yahut “Bu apaçık bir sihirdir” diyerek kendilerini avuturlar. Bu tavır, hakikati arayan bir zihnin değil, kaçan bir kalbin tavrıdır. Onlar inanmak istemedikleri için, akıllarına hitap eden hiçbir gerçek kalplerine ulaşmaz.
Oysa yeniden diriliş için olağanüstü bir mucizeye ihtiyaç yoktur. Sur’a bir defa üflenmesi, onların gözlerini açmaya yetecektir. İşte o an, inkâr perdesi kalkacak; gerçek, bütün çıplaklığıyla karşılarında duracaktır.
Kendilerine geldiklerinde ise kaçınılmaz itiraf dile gelecektir: “Hesap ve ceza günü gerçekmiş. Bize yazıklar olsun.” Fakat bu pişmanlık, iman kapısının kapandığı bir zamanda yapılmış bir itiraftan ibaret olacaktır. Çünkü iman, görmeden önce teslimiyet ister; zorunlu bir kabulleniş değil.
Sık Sorulan Sorular (FAQ)
“Bu bir sihirdir” demelerinin sebebi nedir?
- Bu ifade, gerçeği inkâr edemeyip onunla yüzleşmekten kaçmanın bir yoludur. Hakikati reddetmenin psikolojik savunmasıdır.
Görerek iman neden geçersizdir?
- Çünkü iman, imtihan dünyasında özgür iradeyle yapılan bir tercihtir. Zorunlu olarak kabul edilen gerçek iman sayılmaz.
Sur’a üflenmesi neyi ifade eder?
- Sur’a üflenmesi, dünya hayatının sona erip ahiret hayatının başlamasını ve herkesin hakikatle yüzleşmesini ifade eder.

