Yaradılıştan gelen yumuşaklık, öfkelendikten sonra öfkeyi yenmekten çok daha makbul bir huydur. Hiç şüphesiz, öfkeli yaradılışı olmayan kimsenin, hiddetiyle mücadele etmesine gerek yoktur. Öfkeli insanların öfkelerini yenmeleri için büyük bir çalışmaya girme mecburiyetleri vardır. Fakat hiddetine karşı gele gele, bu durum kendisinde bir adet, alışkanlık haline gelir ve kızmaz olur. Ara sıra kızsa bile bunu kolayca yenebilir.
Hiddetin yenilmesi, ilim ve ahlaki yumuşaklıkla olur. Bu aynı zamanda aklın olgunluğa ermesinin ve öfke kuvvetinin giderilerek, akla boyun eğmesinin de bir delilidir. Bu başlangıçta güç ve meşakkatlidir.
Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) buyuruyor ki; İlim, zorluğa katlanmakla, ilim ahlakı süslemekte gayret sarf etmekle mümkün olur. İyiyi isteyene verildiği gibi, kötülükten sakınan da korunur.
İslam büyüklerinden Lokman diyor ki; Üç şey olmadan üç şey bilinmez;
- İlim, öfke anında bilinir
- Kahramanlık savaşta bilinir
- Kardeşlik ise ihtiyaç zamanında bilinir.
Adamın biri, başka birinin ayağına acıyacak kadar vurdu. Fakat vurulan kimse kızmadı. Niçin kızmadın diye soranlara dedi ki; Ayağımın bir kayaya çarptığını farz ettim. Onun için de kızmadım.
Amellerin en makbulü; sıkıntı anında sabır, öfkeli anında yumuşaklıktır
İslam büyüklerinden Muhammed b. Ka’b diyor ki; Üç hasleti kendisinde bulunduran kimsenin imanı kemale ermemiştir;
- Huzurda iken haktan sapmamak
- Kızdığı zaman batıla dalmamak
- Gücü yetse bile haddi aşmamaktır.
Kaynak: İmam Gazali / el-ihya / C: III / bkz: 244-246
