Yusuf Süresi Hatimesi: Ey gözünü açmak isteyen akıllı ve doğru yolu bulmak isteyen uyanık kimse!
Allah-u Teala sana nefsinin kusurlarını göstersin ve onun hastalıklarından, dertlerinden seni korusun.
İşte burada sana düşen şey, bu sürede zikredilen kıssadan ibret almak, orada zikredilen zorlu engellerden, açık tuzaklardan ve işaret edilen şeylerden kendini korumak, nefs-i emmårani dayanaklarından arındırmak, gücünün ve kuvvetinin yettiği ölçüde onun isteklerinden kendini uzak tutmaktır.
Yine, bütün himmet ve gayretini zahirinin ve batınının güzelleşmesi uğrunda yoğunlaştırmalı; helake, yokluğa, yok olmaya, kesret ve çokluğa dair ne varsa her türlü şekli, zati vahdetin saflığından, berraklığından, sarafetinden ve sırflığından alıkoyan her türlü perdeyi ortadan kaldırmayı gerektiren tevhit yoluna girmeye engel olan şeylerden kendini temizlemeye, onları aşmaya gücünün son noktasına kadar gayret etmelisin.
Bunların yanında; batıl taayyünlerini/tezahürlerini, değişme ve bozulmadan münezzeh, başka şeylere dönüşme ve çevrilmeden mukaddes, kendisini hiçbir işin meşgul edemeyeceği, zamanın geçmesinin kendisini etkileyemeyeceği, bilakis kendisi her an bir işte olup, kainatta kendisinden başka ne varsa her şeyin yok olacağı Cenab-ı Hakk’ın rızasına götüren yolunun şeytanları anlamına gelen atıl ve işe yaramaz benliğini fani kılmaya, yok etmeye kalp gözünle ve tam bir gayret ile yönelmelisin.
Sen, benliğinin bütün taayyünlerinden, iz ve belirtilerinden baştan başa fani olduğun zaman geride sadece, kendisinde asla bir değişim söz konusu olmayan, zati ve ezeli celal ve ebedi ve sonsuz ikram sahibi olan Rabbinin vechi kalır.
Allah-u Teala bizleri, fena yoluna girmede kendilerini desteklediği ve kendisi ile mülaki olma şerefine engel olan şeyleri yok etmede muvaffak kıldığı kimselerden eylesin.
O, Semi ve Mucib‘dir; duaları işiten ve onlara icabet edendir.
Kaynak: Abdülkadir Geylani / Geylani Tefsiri / C: II / bkz: 543
