Kim zerre ağırlığınca bir hayır yapıyorsa onu görecektir. Kim de zerre ağırlığınca bir kötülük yapıyorsa onu görecektir. (Zilzal Suresi 7-8)
Kur’an’a göre, kafir veya müşrik olarak ölenler, dünya hayatında yaptıkları iyiliklerin karşılığını / sevabını ahirette asla görmeyeceklerdir. Amelleri, küfürleri sebebiyle tamamen silinmiştir.
Bu durum, Kur’an’daki çeşitli ayetlerle açıklanır:
- Kafirlerin salih işleri, tıpkı çölde susuzluktan içi yanan kimsenin gördüğü serap gibidir; onlar, ondan hiçbir hayır göremezler (Nur Suresi 39)
- İnkar edenlerin amelleri, fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu kül yığını gibidir, onlar kazandıkları hayırdan hiçbir şey elde edemeyeceklerdir (İbrahim suresi 18)
- Onların yaptıkları iyiliklerine yönelir, sonra da onları toz olup uçmuş hale getiririz (Furkan Suresi 23)
Bu demektir ki, mümin olarak ölmeyenler, yaptıkları iyiliklerin karşılığını ahirette görmeyeceklerdir.
Yüce Allah, sadıku’l-va’d (vaadine sadık) olarak şöyle buyurmuştur: Eğer siz, yasaklanan büyük günahlardan uzak durursanız, Biz de sizin diğer küçük günahlarınızı örter sizi değerli yere / cennete girdiririz (Nisa Suresi 31)
Bu ayetle Allah Teala, müminlerin, büyük günahlardan kaçınmış olmaları şartıyla, küçük günahlarını bağışlayacağını vaat etmiştir.
Sonuç olarak söylenebilir ki: Büyük günahlardan sakınan müminler için, “Zerre ağırlığınca kötülük yapan kimse, mutlaka âhirette karşılığını görecektir” demek, Allah’ın vaadine aykırı olduğu için büyük bir hata olarak değerlendirilmiştir. Büyük günahlardan sakınan müminlerin küçük günahları affolunmuştur.
