1. Anasayfa
  2. Uncategorized

Zina İsnadı ve Kazf & Cezası ve Hükmü


  • Zinanın, Allah’a ortak koşmak ve insan öldürmekten sonra gelen en büyük günah olduğuna işaret buyurmaktadır.
  • “Zinadan uzak mı uzak olan Müslüman kadınlara zina iftira etmeyi” helak edici yedi büyük günahtan biri olduğunu açıklamaktadır.

Anlaşılacağı üzere zina, azim bir günah ve suç olduğu gibi kadın veya erkek bir kişiye zina iftira etmek; onu zinacı olarak vasıflandırmak da cezayı gerektirir büyük bir suç ve günahtır.

Bu sebeple zina ile suçlayıp, sonra da bunu dört şahitle ispatlayamayan kişi, günahkâr suçlu olarak cezalandırılır. Nur Süresinin 4 ve 5. ayetleri ilgili cezayı şöylece açıklar:

“Muhsanata / namuslu kadınlara zina suçlamasında bulunup da, sonra bu iddialarını doğrulayacak dört şahit bulup getiremeyenlere seksen celde / sopa vurun. Onların şahitliklerini de asla kabul etmeyin. İşte onlar, Allah’a itaat etmez ve insana saygı duymaz adamların ta kendileridir. Ancak yaptıkları iftiradan sonra tövbe edip kendilerini düzeltenlerin şahitliklerini kabul edebilirsiniz. Çünkü Allah, çok çok bağışlayandır ve pek çok merhamet edendir.”

İslam Hukku’nda bir kimseye, ayıplamak veya cezaya uğratarak mağdur etmek maksadıyla zina isnad etmek / zina ile suçlamak suçunun hukuki adı “Kazf’dir.

Kazf suçunun seksen celdeden ve yargıda şahitliğin red olunmasından ibaret olan cezasına da Hadd-i Kazf denir.

İslami yönetim altında bulunan bir ülkede akıllı, ergenliğe ermiş, irade hürriyetine sahip bulunan bir kişi; akıllı, ergin, ve zinadan uzak Müslüman veya Ehl-i Kitab bir kişiye zina suçunu isnad eder, sonra da bu isnadını dört şahitle ispat edemezse, ona seksen sopa vurulur. Mahkemelerde şahitliği kabul olunmaz. Bu cezanın amacı insanların onurunu ve toplum düzenini korumaktır.

Zina isnad edilen kişi cinsel ilişkide bulanamayacak derecede cinsel kusurlarla illetli ise veya bir defa da olsa zina yapmış ve kendisine zinacezası uygulanmışsa, o kişiye, zina suçu atılmasından ötürü yukarıda açıklanan ceza uygulanamaz.

  • Hanefi mezhebi alimlerine göre Kazf davası hakime intikal ettikten sonra düşmez ve düşürülemez. Cezanın infazı gerekir.
  • Maliki ve Şafii mezhebi hukukçularına göre hadd-i kazfin infazı kendisine zina isnad edilen kişinin talebine bağlıdır. Eğer affederse ceza düşer.

Kazf cezası infaz edilirken; başa, yüze ve cinsel organlara vurulmaz. Ceza yaralayacak şekilde değil, elem verecek şekilde uygulanır.

Anlamları sunulan ilgili ayetlerden ve açıklamalarımızdan anlaşılacağı üzere kazf cezasının bir bölümü de bu suçu işleyenlerin şahitliklerinin kabul edilmemesidir. Ayetler üzerindeki yorum farklılıkları sebebiyle Hanefi mezhebi müctehidleri, kazf suçunu işleyenlerin ölünceye kadar şahitliklerinin kabul olunmayacağı görüşündedirler.

Diğer üç büyük mezheb bilginleri ise, tövbe edip kendilerini ıslah etmeleri / düzeltmeleri halinde şahitliklerinin kabul olunacağı ictihadında bulunmuşlardır.

Konuyu bitirmeden öneminden ötürü burada bir noktaya daha işaret etmek isteriz:. Genel olarak kişilerin zina yapıp yapmadığını araştırmak Kur’an’ın yasakladığı Tecessüs olarak haramdır (Hucurat 12) Bu sebeple zina isnadı ve onun dört şahitle ispatı, zinanın toplumda aleni olarak yapılması durumunda mümkündür. Tepki verilmediği ve yargıya gidilmediği için zinanın alenî olarak yapılabilmesi, insanlık için utanç verici bir ahlaki çöküş olsa gerektir.

Dört şahit ile ispatlayamaksızın zina isnadı, cezayı gerektirir bir suç olmakla birlikte tehdit edilerek veya bilfiil zor kullanılarak ilişkiye girilen kadın, uğradığı tecavüzü dile getirmek için mütecavizinin yaptığı zinayı, yetkili önünde ortaya koyabilir. Ondan dört şahitle ispatı istenemez.

Bunun ana sebebi, Kur’an’da pozitif bir ayırımcılıkla cezayı gerektirir zina isnadının namuslu kadınlara yapılmış olmakla sınırlandırılmasıdır. Bir diğer anlatımla kadının ispatla yükümlü tutulmayışıdır. Örneğin namuslu hamile bir kadına yapılacak zina iftirasının neden olacağı ailevi, hukuki ve sosyal problemler düşünülürse ayırımcılığın sebebi anlaşılabilir.

Bir diğer önemli sebebi de zulme uğrayanın şikayetini duyurma hakkıdır. Aksi takdirde saldırgan cezasız kalır, toplumsal düzen ve güven sarsılır. Saldırıya uğrayanların aleyhe dava açma haklarını bi dirmek içindir ki Rabbimiz Nisa Süresinin 148. ayetinde şöyle buyurmaktadır:

“Allah, kötü & günah & suç nitelikli sözlerin dillendirilmesini sevmez. Fakat saldırıya uğrayan, canı yanan kimse, hakkını aramak için bunu açıkça söyleyebilir. Allah her şeyi bilici ve görücüdür.”

Yukarıda mahiyetini ve cezasını açıkladığımız kazf, zina isnadı / suçlamasıdır. Bir kişiye yapılan ve ispatlanamayan homoseksüellik ve kadınlaşmış olmak isnadının cezası ise, aşağıda sunacağımız hadise göre yirmişer celdedir.

İbn Abbas, Allah’ın Resulünün şöyle emir buyurduğunu açıklıyor: “Bir adam diğer bir adama; Ey kadınlaşmış kışı” dediği zaman ona yirmi sopa vurunuz. Bir adam diğer bir adama: Ey eşcinsel kişi dediği zaman ona da yirmi sopa vurunuz.”

Kişinin dört şahitle kanıtlayamaksızın yaptığı zina suçlaması ve cezasını yukarıda inceledik. Ancak bu genel kuralın bir istisnası vardır o da kişinin kendi eşidir. Kişi dört şahitle ispatlamaksızın, zinasına tanık olduğu eşine, Li’an’a gitmeyi kabulü şartıyla yargı önünde zina suçlamasında bulunabilir.

Özel şartları başlığı altında Li’anı incelemiştik. Burada Li’an’ın kaynağını oluşturan Nur Süresinin 6-9. ayetinde Rabbimiz şöyle buyurur:

“Ezvacını & eşlerini zina ile suçlayıp da kendilerinden başka şahitleri olmayanların tanıklığı, kendisinin doğru sözlülerden olduğuna Allah’ı dört defa şahit tutmasıyla olur. Beşinci tanıklığında, eğer yalan söyleyenlerden ise- Allah’ın lanetinin kendisi üzerinde olmasını ister.

Kocası tarafından kendisi zina ile suçlanan kadın ise dört kere, kocasının yalan söyleyenlerden olduğuna Allah’ı tanık gösterir. Bu tanıklığı, kendisini zina cezası olan el-Azab’tan kurtarır. Beşinci tanıklığında da, -eğer kocası doğru söyleyenlerden ise- Allah’ın gadabının üzerine olmasını, diler.”

Kaynak: Ali Rıza Demircan / İslam’a Göre Cinsel Hayat / bkz: 565-569

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir