1. Anasayfa
  2. Uncategorized

Zina Neden Yasaklanmış ve Büyük Günahlardan Sayılmıştır?


Genel ifadesiyle zina, nikahsız, gayr-i meşru ve haram ilişkilerin adıdır.

Bütün semavi dinlerin haram kıldığı zinayı, İslâm dini de şiddetle haram kılmış ve onu en ağır haramların listesine almıştır. En büyük ve en korkunç günahlardan birisini teşkil eden zina, şirki ve küfrü takip eden büyük günahların ikincisi veya üçüncüsü sayılmaktadır. 

Şüphe yok ki zina, İslam’ın ciddiyetle ve titizlikle ele alıp en ağır bir şekilde cezalandırdığı suç ve cinayetlerden biridir. (Zinanın küfrü takip eden büyük günahların ikincisi veya üçüncüsü olması neticeyi değiştirmez ve onun şiddetini azaltmaz.)

Pençesine düşen fertleri ar, edep ve haya duygularından mahrum hale getiren zina, toplumların temel taşı olan aileleri yıktığı gibi, en güçlü ve en köklü toplumları da temelinden sarsarak ortadan kaldırmaktadır. Yeryüzünün en güçlü devletleri ve en sağlam milletleri sarsan ve için için kemiren zina, onları tarih sayfalarından silmiş ve onları, gelecek nesillerin ibret alacağı hatıralar ve kalıntılar yığını haline getirmiştir. İlahi kitaplar başta olmak üzere tarihi belge ve vesikalar bu sonucun en kuvvetli delili ve en canlı şahididir.

Tarihin her döneminde, insanlığın en büyük düşmanlarından ve en ciddi problemlerinden birisini teşkil eden zina, bugün de aynı tehlikeli durumunu muhafaza etmektedir.

İşte İslam, hem fertleri ve aileleri, hem de toplumları ve milletleri bu korkunç bela ve afetten koruyabilmek, milletleri ve devletleri köklü ve sağlam temeller üzerine oturtabilmek için koruyucu her türlü tedbiri almış, ciddi ve kalıcı hükümler getirmiştir.

İslam’ın, zinayı ortadan kaldırmak için önleyici her türlü tedbiri alması ve ispatı mümkün olan zina suçlarını en ağır bir biçimde cezalandırması, onun ne korkunç bir günah olduğunun en açık delillerinden biridir.

Ayrıca bütün semavi dinlerce yasaklanışı ve mahkum edilişi, zinanın bir insanlık suçu ve problemi oluşunun ayrı bir ispatıdır. Bütün ilahi dinlerin ruhlarına ve esaslarına ters düşen zina, nerde ise küfre denk bir günah sayılmaktadır. 

İşte bunun için bütün ilahi dinler ve nizamlar nefsi koruyabilmek için insan öldürmeyi, aklı koruyabilmek için içki kullanmayı, malı koruyabilmek için hırsızlığı ve her türlü batıl kazancı ve nesli koruyabilmek için zinayı en ciddi ve en kesin şekliyle haram kıldıkları ve en ağır bir biçimde cezalandırdıkları gibi, dini koruya- bilmek için her türlü tedbiri almışlardır. 

Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, fertleri, aileleri, toplumları, milletleri, nesilleri ve devletleri ifsat eden, soyların ve neseplerin karışmasına yol açan ve insanlığı, için için kemiren zinanın yapılması şöyle dursun, semtinden ve yakınından geçilmesini bile şiddetle yasaklamış ve onun çok kötü ve çok çirkin bir yol olduğuna bütün insanlığın dikkatini çekmiştir.

Kur’an-ı Kerim;

Sakın zinaya yaklaşmayın, çünkü o, şüphesiz bir hayasızlıktır ve ne kötü bir yoldur) buyurduğu gibi,

Yüce Peygamberimiz (s.a.v) de;

İnsan zina ettiği zaman mümin olarak zina etmez, hırsızlık yaptığı zaman mümin olarak hırsızlık yapmaz. İçki içtiği zaman mümin olarak içmez ve insan öldürdüğü zaman mümin olarak öldürmez buyurmaktadır.

Bu ayet-i kerime ve hadis-i şerif ile benzerlerinden anlaşılıyor ki, bu günahlar ile imanı bağdaştırmak son derece güç ve zordur. Ehl-i sünnetin dışında kalan bir- çok mezhep, bu günahların sahiplerini küfre nispet ederken, ehl-i sünnet bu görüşleri reddetmekte ve kurtarıcı yollar aramaktadır.

Ehl-i sünnete göre Peygamberimiz (s.a.v), bu ve benzeri hadis-i şerifleri ile şu üç ana noktayı ifade buyurmaktadır

1-) Zina, hırsızlık, içki kullanmak ve insan öldürmek gibi günahlar son derece ağır, korkunç ve mutlaka kaçınılması gereken günahlardır. Peygamberimiz (s.a.v) kesin ve ürkütücü ifadeleriyle bunların yıkıcı ve helak edici olduklarına dikkati çekerek terk edilmelerini istemektedir.

2-) Bu günahların haram ve günah olduklarını ret ve inkar ederek işleyenlerin kafır olduklarını beyan buyurmaktadır. Çünkü haramların helal kabul edilmeleri küfürdür.

3-) Bu günahlar işlendiği zaman, işleyenlerin imanı çıkar, ama samimi tevbe ederek geri döndüklerinde imanları da geri döner.

Nitekim Peygamberimiz (s.a.v) bu noktayı belirtmek üzere: Kişi zina ettiği zaman imanı çıkar ve başının üzerindeki bir gölge gibi olur. Ama vazgeçip işlediği günahı tamamen terkettiği zaman geri döner buyurmuştur

Ahmet Vanlıoğlu

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / Diyanet İlmi Dergisi / 1992 / 4. Sayı / bkz: 58-60

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir