Zina, liavnihi, yani doğrudan doğruya haram olan bir iştir. Haram olduğu kesin ve açık delillerle sabittir. İslam’ın, mutlaka terkedilmesini istediği bir davranıştır. Haram olduğunu inkar eden kafir olur. Zina yasağına riayet ise büyük ecir ve sevaba vesiledir
İslam’ın getirdiği zina cezası, zina suçunu işleyenlerin durumuna ve özelliklerine göre değişmekte ve şekillenmektedir. Bekarlarla evlilerin cezaları farklı olduğu gibi, şartları tamamlanmamış ve İslam ölçülerine göre ispatı yapılmamış zina suçlarıyla, gayr-i meşru ve haram olan diğer cinsi ilişkilerin de cezaları farklıdır.
Bekar Birisine Uygulanacak Zina Cezası
İslam, kadın erkek ayırımı yapmadan, bekar zinacıları iki türlü cezaya mahkum etmektedir:
- Dayak,
- Sürgün.
Kur’an ve sünnette hükme bağlanan bu cezaların hiçbir şekilde tevile ve tebdile tahammülü yoktur. Bu hükmü açıklamak üzere Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim: Zina eden kadınla zina eden erkekten her birine yüzer dayak vurun (Nur Süresi 2) buyurduğu gibi. Peygamberimiz (s.a.v. de: Zina eden kadınların tabi olacakları hükümleri benden alın. Allah onlar için bir yol tayin etti, yani tabi olacakları hükümleri beyan buyurdu: Bekar bekara zina etmenin cezası yüz sopa ve bir yıl sürgündür buyurmuştur.
Bu ayet-i kerime ile onu beyan ve tekid eden hadis-i şerifler, bekar zinacılara yüzer sopa vurulacağı hükmünü kesin ve değişmez bir şekilde ortaya koydukları gibi, sürgün cezasını da açık ve net bir tarzda ifade etmektedirler. Ancak, bekar zinacılara tatbiki emredilen sürgün cezası, şekli ve mecburiyeti itibariyle, İslam fakihlerinin ihtilafına yol açmıştır.
Şöyle ki;
- 1-) İmam Ebu Hanife ve onu takip eden müctehitlere göre, sürgün cezasının tatbiki vacip, yani mecburi değildir. Fakat Devlet Başkanı faydalı ve maslahata uygun görürse, dayak cezasını sürgün cezasıyla birleştirebilir. Çünkü İmam Ebu Hanife ve arkadaşlarına göre sürgün cezası, dayak cezası gibi bir had, yani değişmez bir ceza değil, bir tazirdir.
- 2-) İmam Malik, İmam Şafii ve İmam Ahmed b. Hanbel’e göre de, bu iki cezayı birlikte tatbik etmek vaciptir.
Ayrıca sürgün cezasının mahiyeti de tartışılmıştır. Hanefi ve Malikii’lere göre, sürgünden maksat hapistir. Yani zinacıyı, suçun işlediği yerden başka bir bir yılı aşmamak üzere hapsetmektir. İmam Şafii ve İmam Ahmed b. Hanbel’e göre de sürgün, suçluyu başka bir beldede kontrol altına almaktır. Yani süre dolana kadar dönüşünü engellemektir.
Evliyken Zina Yapan Kişiye Uygulanacak Zina Cezası
Evli zinacılara tatbiki emredilen ve hükme bağlanan cezası da dayak ve recimdir. Bu ceza, Peygamberimiz (s.a.v)’nin kavli ve fiili sünneti ile sabittir. Te’vile veya tebdile tahammülü yoktur. Çünkü kesin delillere dayanmaktadır.
Recim cezasına mahkum olan evli zinacılara, dayak cezasının tatbiki, bazı fakihlere göre lazım ise de, fukahanın cumhuruna göre gerekli değildir. İmam Ebu Hanife, İmam Malik, İmam Şafii ve İmam Ahmed b. Hanbel’in de aralarında, hatta başında bulunduğu cumhur, recim cezasının yanı sıra, dayak cezasının da tatbikini emreden hadisin neshedildiğini, esasen recim cezasının içinde dayak cezasının fazlasıyla bulunduğunu, görüşlerini temel saymaktadırlar.
Recim cezasının tatbiki için aranan temel şart evliliktir. Evli sayılabilmek için aranan şartlar da şunlardır:
- 1-) Şartları tam ve sahih olan bir nikahla cinsi münasebette bulunması,
- 2-) Evliliğe esas olan bu münasebetin akil ve baliğ olunca yapılması.
- 3-) Cinsi ilişkide bulunanlarda kemal halinin tahakkum etmesi,
- 4-) Tarafların Müslüman olması.
Zina cezasının tatbiki bakımından ihtilaflı olan durumlar:
Bu başlık altında ele alınıp incelenen meselelerin haram olduğu kesindir. En büyük suç ve günahlardan olduklarında şüphe yoktur. İhtilaf sadece bunlara tatbik edilecek cezalardadır. Başka bir ifade ile ihtilaf, sadece bunların zina sayılıp sayılmadıkları konusundadır. Bu davranışların en belli başlıları da:
- Mahremlerle cinsi ilişki,
- Hayvanlarla cinsi münasebet,
- Ölülerle cinsi münasebettir.
Ahmet Vanlıoğlu
Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı / Diyanet İlmi Dergisi / 1992 / 4. Sayı / bkz: 64-66
