İslam’da yasaklar, insanı daraltmak için değil; onu korumak ve yüceltmek için konulmuştur. Bu yasakların en önemlilerinden biri de zinadır. Yüce Allah, zinayı yalnızca bir fiil olarak değil; yaklaşılması dahi tehlikeli bir günah olarak tanımlar. Bu yüzden Kur’an’da açıkça, “Zinaya yaklaşmayınız” buyurur. Bu ifade, zinanın sadece sonucunu değil; ona götüren tüm yolları da kapsayan ilahi bir uyarıdır.
Zinaya Yaklaşmayınız Emrinin Derin Anlamı
Allah Teala, İsra Suresi 32. ayette zinayı yasaklarken, mümini tedbirli olmaya çağırır. Çünkü zina, bir anlık bir hata değil; kalbi, aklı ve toplumu çürüten bir yıkımdır. Bu sebeple Kur’an, mümini yalnızca fiilden değil; bakıştan, ortamdan ve niyetten başlayarak korumayı hedefler.
Kur’an-ı Kerim, Allah’ın rahmetini ve sevgisini kazanan kulların vasıflarını Furkan Suresi’nde açıkça sayar. Bu kullar:
- Allah’tan başkasına ilahlık isnat etmezler,
- Haksız yere cana kıymazlar,
- Zina etmezler.
Bu üç büyük günahın birlikte zikredilmesi, zinanın Allah katındaki ağırlığını açıkça ortaya koyar.
Yüce Allah, bu ilahi sınırları çiğneyenler için ağır bir uyarıda bulunur: Bu günahları işleyenler, yaptıklarının cezasıyla yüzleşir; kıyamet günü azapları kat kat artırılır ve horlanmış bir halde kalırlar. Bu tehdit, korkutmak için değil; insanı uyandırmak ve kurtarmak içindir.
Zinadan kaçınmak, özellikle de imkan ve fırsat varken ondan uzak durmak; iman açısından son derece yüce bir duruştur. Kişi, nefsin çağrısına rağmen Allah’ın azabından korkarak ve O’nun rızasını talep ederek geri durduğunda, bu tavır sıradan bir kaçınma olmaktan çıkar; büyük bir ibadete dönüşür. Bu ibadet, sessizdir; fakat değeri çok büyüktür.
Zinadan Kaçınmak, İlahi Yardımı Celbeder
Kur’an ve sünnet çizgisinde bakıldığında, zinadan sakınmanın yalnızca ahirette değil; dünyada da ilahi yardımlara kapı aralayabileceği görülür. Allah için terk edilen bir haram, kulun önündeki nice engelleri kaldırabilir. Bu yüzden zinadan kaçınmak; bazen insanın hayatında mucize gibi görünen çıkışlara sebep olabilir.
Zina, yaklaşılması bile yasaklanan büyük bir günahtır. Ondan bilinçli şekilde uzak duranlar ise, Allah’ın rahmetine ve sevgisine yönelmiş kullar arasına girerler.
İslam, mümini arzularıyla baş başa bırakmaz; ona sınır koyar, yol gösterir ve sonunda şu müjdeyi verir: “Allah için terk edilen hiçbir haram karşılıksız kalmaz.”
