Bütün zamanların, bütün mekanların, bütün insanların ve cinlerin dini olan İslam, ölümsüz ve değişmez hükümleri ile, erişilemez, eşsiz ve mükemmel bir alem nizamıdır. Çünkü bu büyük dinin, her hüküm ve kaidesi, beşertüstü bir kaynaktan gelmektedir. Her birisi yerli yerinde olan ve hiçbirinin boşluğu diğeri ile doldurulamayan bu hükümleri ile İslam, tıpkı ilahi sanatın en ince sırlarını taşıyan bir insan vücudunun ahenk ve nizamına benzemektedir.
Bir vücudun organları nasıl birbirinin yerini alamaz ve biri diğerinin yerini tutamazsa, mesela nasıl gözle kulak, burunla dudak yer değiştiremezse, dindeki hükümler de yer değiştiremez ve birinin boşluğunu diğeri dolduramaz. Hiç şüphe yok ki bu iki sistem ve nizam arasındaki benzerlik, sahiplerinin ve yaratıcılarının aynı oluşundan ileri gelmektedir.
İşte her türlü gayr-i meşru temas ve ilişkiyi haram kılan böyle mükemmel dinin koruyucu bir kısım tedbirler almaması düşünülemez. Esasen böyle bir eksiklik ve ihmal dine olduğu kadar ilme ve akli selime de ters düşer.
İşte İslam’ın ihmal etmediği bu tedbirlerin bir kısmını şöylece sıralamak ve özetlemek mümkündür:
1-) İman: İslam, her şeyden önce, insanlardan zinanın kesinlikle haram kılındığına ve büyük bir insanlık suçu olduğuna inanmalarını istemektedir. Bu iman ne derece samimi ve ne ölçüde ciddi ve sağlam olursa, o ölçüde de önleyici ve engelleyici olur: Her manada ve her yönden zararlı olan, maddi ve manevi sorumluluklara köprü teşkil eden zinadan kurtulmanın en sağlam yolu olgun ve kamil bir imandır.
2-) Nikah: İslam gerçekçi bir dindir. İnsanlarda tatmin ve teskin edilmesi gereken bir şehvetin varlığını kabul etmekte ve onun tatmini için meşru yollar göstermektedir. İşte bu meşru yol da nikahtır. İffetli ve namuslu kalabilmek ve zinadan kurtulabilmek için nikah, en önemli yol ve çarelerden biridir.
3-) Ceza: Zina suçunun çok ağır ve çok şiddetli bir şekilde cezalandırılması ve bu cezanın önceden bildirilmesi de, zinayı önleyen en önemli ve en ciddi tedbirlerden biridir. Elbette ki bu ağır ve şiddetli cezayı önceden bilenler ve onun acı tatbikine şahit olanlar, bu konudaki cesaretlerini yitirmekte, çok isteseler bile zinadan vazgeçmek zorunda kalmaktadırlar.
4-) Tesettür: Zinayı önlemek ve engellemekte örtünmenin payı çok büyüktür. Kadının istenen ve emredilen bir şekilde örtünmesi, iki cins arasındaki ümitleri yavaşlatmakta ve açıklığın vereceği fırsatları yok etmektedir.
5-) Evlenme töhmeti: Zina suçu ile kirlenmiş ve lekelenmiş olanların, temiz ve dürüst kimselerle evlenmeleri hoş görülmemiş ve bu türlü evliliklere iltifat ve itibar edilmemiştir. Böylece, insanlar temiz ve dürüst kalmaya ve zinadan uzaklaşmaya davet edilmiş ve zorlanmışlardır.
6-) Zinaya yaklaşmama ilanı: Zinanın çok kötü bir yol ve büyük bir hayasızlık olduğu ilan edilmiş, semtinden geçilmesi ve ona yaklaşılması şiddetle men edilmiştir.
7-) Zinaya bulaşma tehlikesi: Zina yapmak öyle dursun, temiz, iffetli ve hayalı kadınlara zina suçunu isnad etmek, dört şahitle ispatlanamazsa, ebediyyen şahıtlik hakkını kaybetmenin, 80 deynek dayak cezasına mahkum olmanın ve fasık sayılmanın sebebi kabul edilmiştir.
8- ) Yasak ilişkilere yol açar ve başlangıç olur endişesi ile, izin almadan ve selam vermeden yabancı evlere giriş çıkış yasaklanmıştır.
9-) İffet ve namusu koruyabilmek ve daha temiz kalmayı sağlayabilmek için, yani zinaya sürükleyen bir sebep olmaması için, erkeklerin yabancı kadınlara bakışları yasaklanmıştır.
10-) Aynı ölçü ve düşüncelerle, kadınların da yabancı erkeklere bakışları men edilmiş ve engellenmiştir.
11-) Kadınların iyice örtünmeleri ve belli erkeklerin dışında kalanlara kendilerini ve ziynet yerlerini göstermemeleri emredilmiş ve hükme bağlanmıştır.
12-) Henüz buluğa ermemiş çocukların, İslami ölçü ve kaidelere hazırlanmaları için günde üç kere, yanı sabah namazından önce, elbiselerin çıkarıldığı öğlen sıcağı vaktinde ve yatsı namazından sonra, izin almaları giriş ve çıkışları hükme bağ lanmış ve önlenmiştir.
- Zina bütün ilahi ve semavi dinlerin haram kıldığı ve çok ciddi bir şekilde savaşıp en ağır biçimde mahkum ettiği çok ağır bir cinayet ve çok büyük bir insanlık suçudur.
- İslam zinayı titizlikle ele almış ve onun için önleyici ve engelleyici çok sağlam tedbirler getirmiştir.
- Evli veya bekâr ayırımı yapmadan, kasıtlı ve nikahsız olarak yapılan her cinsi ilişkiyi gayr-i meşru ve haram saymıştır.
- Birbirlerine nikahsız olarak yaklaşanların ateşle oynadıklarını, meşru sayılacak yaklaşmanın ancak nikahla mümkün olduğunu beyan buyurmuştur.
- Dini, ictimai, iktisadi, ahlaki, tıbbi ve ailevi sarsıntılara ve çöküntülere yol açan zina bütün şekilleriyle haram kılınmıştır.
Kaynak: Ahmet Vanlıoğlu / Diyanet İşleri Başkanlığı / Diyanet İlmi Dergisi / 1992 / 4. Sayı / bkz: 72-73
