1. Anasayfa
  2. ALLAH'IN VARLIĞINA İNANMAK

Allah’a Sığınmanın Gerekliliği ve Hayatımıza Yansıyan Etkileri

İstiâze (Allah’a sığınmak), müminin hem imanını koruyan bir kalkan hem de şeytanın vesveselerine karşı ilahî bir sığınaktır. Kur’an, sünnet ve selef âlimlerinin beyanlarına göre Allah’a sığınan kimse, dünya ve ahiret için büyük kazançlar elde eder.

Allah’a Sığınmanın Gerekliliği ve Hayatımıza Yansıyan Etkileri

Allah’a sığınmak, kulun kendi gücünü yeterli görmeyip her türlü şer, vesvese ve sapmadan korunmak için Allah Teâlâ’ya yönelmesidir. Bu yöneliş, sadece bir söz değil; kalbin teslimiyeti ve imanın fiilî bir tezahürüdür. Kur’an ve sünnette istiâze, müminin hayatında sürekli diri tutulması gereken bir bilinç olarak sunulmuştur.

İstiâzenin Din ve Hidayet Üzerindeki Etkisi

Allah’a sığınan kimse, dininde ve hidayetinde sebat kazanır. İman, şeytanın vesveseleriyle sarsılmaz; kalp istikamet üzere kalır. Çünkü kul, geçici sebeplere değil, mutlak kudret sahibine dayanmıştır. Bu dayanış, kalpte huzur ve kararlılık meydana getirir.

Şeytan, insanı saptırmak için önünden, arkasından, sağından ve solundan yaklaşacağını ifade etmiştir. Ancak Allah Teâlâ, kendisine sığınan kullarını bu tuzaklardan koruyacağını vaad etmiştir. Kul istiâze ettiğinde, ilahî muhafaza devreye girer ve şeytanın vesvesesi etkisiz hale gelir.

Allah’a sığınmak, sıradan bir korunmanın ötesinde, kulun Allah’ın özel himayesine girmesidir. Bu sığınma, kalpte ihlası güçlendirir, amelleri bereketlendirir ve kul ile Rabbi arasında manevi bir yakınlık oluşturur. İlahi koruma, insanın fark edemediği birçok belayı daha gerçekleşmeden engeller.

Allah’a sığınan kimseler, peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle birlikte güvenli bir makama ulaşma ümidini taşırlar. Yer ve göklerin Rabbi olan Allah’ın yardımı, kendisine yönelen kulların üzerindedir. Bu yardım bazen sabır, bazen sebat, bazen de beklenmedik bir kolaylık şeklinde tecelli eder.

Resûlullah (s.a.v), Allah’a bir kere sığınan kimsenin o gün Allah tarafından korunacağını haber vermiştir. Yine istiâze ile günah kapılarının kapatılmasını, besmele ile itaat kapılarının açılmasını tavsiye etmiştir. Bu ifadeler, müminin hayatını nasıl ilahî bir denge üzerine kurması gerektiğini göstermektedir.

İstiâzenin Akli ve Manevi Delili

Önceki ilahi kitaplarda nakledildiğine göre, şeytan insanı saptırmak için tüm yolları deneyeceğini söylemiş; Allah Teâlâ ise kendisine sığınan kullarını her yönden muhafaza edeceğini bildirmiştir. Bu, istiâzenin sadece naklî değil, aynı zamanda aklî ve fıtrî bir korunma yöntemi olduğunu göstermektedir.

Allah’a sığınmak, müminin imanını, ahlakını ve hayatını kuşatan güçlü bir manevi kalkandır. Kul, istiâze ile zayıflığını değil; Rabbine olan güvenini ilan eder. Bu sığınma, dünya hayatında huzur, ahirette ise güven ve selamet vesilesidir.

Allah’a sığınmak sadece dil ile mi olur?

  • Hayır. İstiâze dil ile söylense de asıl etkisi kalbin teslimiyeti ve samimiyetiyle ortaya çıkar.

İstiâze ne zaman yapılmalıdır?

  • Mümin, her an Allah’a sığınabilir; özellikle günaha yaklaşırken, vesvese anlarında ve ibadete başlarken istiâze tavsiye edilmiştir.

Allah’a sığınan kimse hiç sıkıntı yaşamaz mı?

  • Sıkıntılar tamamen kalkmayabilir; ancak Allah’a sığınan kimse bu sıkıntılar karşısında korunur, sabır ve sebat kazanır.

İstiâze ile besmele arasındaki fark nedir?

  • İstiâze korunmayı, besmele ise yapılan işe Allah’ın bereketini ve yardımını talep etmeyi ifade eder.

Kaynak: Abdülkadir Geylani  Li Talibi Tariki’l Hak

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir