Mastürbasyon, yalnızca dinî bir yasak veya ahlaki bir mesele olmanın ötesinde, insan psikolojisi ve evlilik hayatı üzerinde derin etkiler bırakan bir alışkanlıktır. Alışkanlık haline geldiğinde, kişi kendi zihninde kurduğu hayal dünyasında yaşamaya başlar.
Bu sanal âlemde her şey onun kontrolündedir, her hayal istediği gibi şekillenir, her fantezi kusursuzdur. Oysa gerçek hayat, hayaller gibi değildir. Gerçek insanlar, hayallerin kusursuz karakterleri gibi değildir. Gerçek beraberlik, hayal dünyasının pürüzsüz yüzeyinden çok daha farklı, çok daha karmaşık ve çok daha insanîdir.
Kişi, mastürbasyonu alışkanlık haline getirdiğinde, beyni sürekli olarak bu suni uyarılmaya alışır. Zihninde kurduğu hayaller, ona gerçek hayatta bulamayacağı bir tatmin vaat eder. Zamanla bu hayaller, gerçek beraberlikten daha cazip hale gelir. Çünkü hayal dünyasında her şey kişinin kontrolündedir, hiçbir engel yoktur, her an istediği gibi şekillendirebilir. Oysa gerçek bir ilişki, iki farklı insanın karşılıklı uyumunu, anlayışını, fedakarlığını gerektirir.
Bu alışkanlığın en büyük zararlarından biri, evlilik hayatında ortaya çıkar. Mastürbasyonu alışkanlık haline getiren kişi, evlendiğinde eşiyle olan beraberliğinde, mastürbasyon sırasında yaşadığı haz seviyesini bulamayabilir. Çünkü beyni ve bedeni, belirli bir uyarılma düzeyine ve belirli hayallere alışmıştır. Gerçek beraberlik ise, hayallerin kusursuzluğundan uzak, daha farklı, daha doğal bir deneyimdir. Bu durum, kişide hayal kırıklığı yaratır.
- “Neden istediğim gibi olmuyor?”
- “Neden aynı hazzı alamıyorum?” gibi sorular zihnini kurcalamaya başlar.
Bu hayal kırıklığı, zamanla eşler arasında huzursuzluğa sebebiyet verir. Kişi, farkında olmadan eşini hayallerindeki kusursuz imgelerle kıyaslamaya başlar. Eşini yetersiz bulur, ondan alamadığı hazzı yine hayallerinde aramaya devam eder. Bu kısır döngü, evliliğin temelini oluşturan güven, samimiyet ve karşılıklı tatmin duygularını zedeler. Eşler arasında soğukluk baş gösterir, iletişim kopar, yakınlaşma azalır. Kişi, eşiyle birlikteyken bile gözü hayallerindedir, kalbi başka âlemlerdedir.
- “Kişinin kalbinin düzelmesi için, gözünün ve dilinin düzelmesi gerekir.”
Bu söz, insanın iç dünyası ile dış dünyası arasındaki sıkı bağa işaret eder. Gözü haramdan korumayan, dilini kötü sözlerden sakınmayan kişinin kalbi de bozulur. Aynı şekilde, zihnini hayallerle kirleten, nefsini suni tatminlerle besleyen kişinin de kalbi kararır, evliliği zedelenir.
İmam Gazali, nefsin terbiyesi konusunda şöyle der:
“Nefis, alıştığı şeyi ister. Ona kötüyü alıştırırsan, kötüyü ister. İyiyi alıştırırsan, iyiyi ister. Nefsini hayal dünyasında yaşamaya alıştıran, gerçekte mutlu olamaz. Çünkü gerçek, hayaller kadar kusursuz değildir.”
Mastürbasyon alışkanlığı, kişiyi sürekli bir hayal dünyasında yaşamaya iter. Bu hayal dünyası, gerçek hayattan kopuşun başlangıcıdır. Kişi, gerçek insanlarla, gerçek ilişkiler kurmakta zorlanır. Çünkü gerçek ilişkiler emek ister, sabır ister, fedakarlık ister. Oysa hayal dünyasında hiçbir emek yoktur, her şey anında olur.
Sadi Şirazi der ki:
- “Hayal, bir serap gibidir. Uzaktan su zannedersin, yaklaştıkça kum olduğunu anlarsın. Hayalleriyle yaşayanlar, gerçekle yüzleştiklerinde ellerinde hiçbir şey bulamazlar”
Bu alışkanlığın bir diğer zararı da, kişinin eşine karşı sorumluluklarını ihmal etmesidir. İslam’da eşlerin birbirlerine karşı hak ve sorumlulukları vardır. Kişi, kendi nefsini suni yollarla tatmin ederek, eşinin hakkını gasp etmiş olur.
Peygamberimiz bu konuda şöyle buyurur:
- Sizin hayırlınız, eşine karşı hayırlı olandır
Eşine karşı hayırlı olmak, onun haklarını gözetmek, onun ihtiyaçlarını karşılamak, onunla samimi ve sıcak bir ilişki kurmaktır.
Mastürbasyon alışkanlığı, kişiyi bencilleştirir. Sadece kendi hazzını düşünür, eşinin ihtiyaçlarını, duygularını, beklentilerini göz ardı eder. Bu bencillik, zamanla evliliğin diğer alanlarına da sıçrar. Kişi, her konuda sadece kendini düşünür hale gelir ve evlilik, karşılıklı fedakarlık değil, tek taraflı bir çıkar ilişkisine dönüşür.
- Mastürbasyon, kişiyi yalnızlaştırır, gönülleri ayırır.
“Nefsini hayallerle besleyen, gerçekte aç kalır. Nefsini sabırla ve helal yollarla terbiye eden, hem dünyada hem ahirette huzur bulur.”
İsmail Ekinci
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Mastürbasyon alışkanlığı evlilik hayatını nasıl etkiler?
- Mastürbasyon alışkanlık haline geldiğinde kişi zihninde kurduğu hayal dünyasına bağımlı hale gelebilir. Bu durum, evlilikte gerçek ilişkiyle yaşanan doğal duyguların ve yakınlığın yeterli gelmemesine yol açabilir. Sonuç olarak eşler arasında hayal kırıklığı, iletişim zayıflığı ve duygusal uzaklık oluşabilir.
Hayal dünyası gerçek ilişkilere neden zarar verir?
- Hayal dünyasında kişi her şeyi kontrol edebilir ve istediği gibi kurgulayabilir. Ancak gerçek ilişkiler iki insanın anlayışını, sabrını ve fedakârlığını gerektirir. Sürekli hayallerle beslenen bir zihin, gerçek ilişkilerin doğallığını kabullenmekte zorlanabilir.
Mastürbasyon kişinin eşine karşı sorumluluklarını etkiler mi?
- Evet. İslam’da eşlerin birbirlerine karşı hak ve sorumlulukları vardır. Kişi sürekli olarak kendi nefsini tatmin etmeye yönelirse, eşinin duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarını ihmal edebilir. Bu da evlilikte dengeyi ve karşılıklı memnuniyeti zedeleyebilir.
Bu alışkanlık kişilik üzerinde nasıl bir etki bırakabilir?
- Sürekli bireysel tatmine yönelen kişi zamanla bencilleşebilir ve sadece kendi arzularını düşünmeye başlayabilir. Bu durum, evlilikte olması gereken paylaşma, anlayış ve fedakârlık duygularını zayıflatabilir.
Mastürbasyondan kurtulmak için ne yapılabilir?
- Kişi zihnini faydalı meşguliyetlerle doldurmalı, haram uyarıcılardan uzak durmalı ve nefsini disipline etmeye çalışmalıdır. Evlilik hayatında eşle iletişimi güçlendirmek, sabır ve karşılıklı anlayış geliştirmek de bu konuda önemli bir destek sağlar.
İslam bu konuda nasıl bir denge önerir?
- İslam, insanın nefsini kontrol etmesini ve cinsel ihtiyaçlarını helal yollarla karşılamasını öğütler. Sabır, irade ve helal daire içinde kurulan sağlıklı evlilik ilişkisi, hem dünyada hem de ahirette huzurun anahtarı olarak görülür.
