1. Anasayfa
  2. PEYGAMBERLERE İNANMAK

Resul ve Nebi Arasındaki En Belirgin Fark Nedir?

Kur’an’da sıkça geçen “resul” ve “nebi” kavramları çoğu zaman aynı anlamda kullanılsa da aralarında önemli bir fark vardır. Resul yeni bir kitap ve şeriatla gönderilirken, nebi önceki vahyin tebliğini sürdürür. Bu ayrımı bilmek, peygamberlik müessesesini ve son peygamberin konumunu doğru anlamak açısından büyük önem taşır.


Kur’an-ı Kerim’de sıkça karşılaştığımız iki kavram vardır: Resul ve Nebi. Çoğu zaman ikisi de “peygamber” olarak tercüme edilir ve aynı anlamda kullanılır. Oysa bu iki kelime arasında ince ama önemli farklar vardır. Her resul aynı zamanda bir nebidir, ama her nebi resul değildir.

Resul: Yeni Bir Kitapla Gelen Elçi

Resul kelimesi;

  • Arapça’da “elçi” anlamına gelir. Birine gönderilmiş, bir mesaj taşıyan, bir vazife ile yollanmış kimse demektir.
  • Terim olarak ise, Allah tarafından kendisine müstakil bir kitap ve şeriat verilen peygamberlere resul denir.

Yani resul, sadece tebliğ etmekle kalmaz, aynı zamanda yeni bir hükümler bütünü, yeni bir kanun, yeni bir yol getirir.

Resuller, insanlığa yeni bir dönem başlatan, önceki şeriatları nesh eden, yani yürürlükten kaldıran veya onları tamamlayan peygamberlerdir. Onlar, Allah’ın insanlığa gönderdiği büyük elçilerdir. Kendilerine kitap verilmiştir ve o kitap, onlara inananlar için yeni bir anayasa, yeni bir hayat rehberidir.

Kur’an’da isimleri geçen resullerden bazıları şunlardır: Hz. Nuh, Hz. İbrahim, Hz. Musa, Hz. Davud, Hz. İsa ve elbette Hz. Muhammed (s.a.v.). Her biri, kendi döneminde insanlara yeni bir kitap, yeni bir şeriat getirmiştir. Hz. Musa’ya Tevrat, Hz. Davud’a Zebur, Hz. İsa’ya İncil, Hz. Muhammed’e ise Kur’an verilmiştir. Bu kitaplar, o peygamberlerin ümmetleri için birer yol gösterici, birer ışık, birer hidayet rehberi olmuştur.

Nebi: Önceki Kitabın Takipçisi

Nebi kelimesi ise,

  • “Haberci” anlamına gelir. Allah’tan haber getiren, O’nun mesajını insanlara ileten kişi demektir.
  • Terim olarak ise, kendisine müstakil bir kitap ve şeriat verilmeyen, ancak kendinden önceki bir resulün getirdiği kitap ve şeriata göre hareket eden, insanları o dine davet eden peygamberlere nebi denir.

Nebiler, yeni bir kitap getirmezler. Onlar, daha önce gelmiş olan bir resulün şeriatını devam ettirirler, onun getirdiği hükümleri insanlara hatırlatırlar, onun yolunu takip ederler. Onlar, adeta bir resulün varisleri, onun getirdiği dinin bekçileri, onun mesajının taşıyıcılarıdır.

Hz. Musa’dan sonra Hz İsa’ya kadar İsrailoğulları’na gönderilen birçok nebi, işte bu kategoriye girer. Onlar, Tevrat’ın hükümleriyle amel ederler, insanları Tevrat’a davet ederler, Hz. Musa’nın şeriatını yaşatırlar. Kendi başlarına yeni bir kitap getirmezler, çünkü getirecekleri yeni bir kitap yoktur; onların kitabı, zaten ellerinde olan Tevrat’tır.

İmam Gazali bu ayrımı ne güzel açıklar: “Resul, bir bina inşa eden gibidir. Nebi ise o binayı koruyan, onaran, insanları o binaya davet eden gibidir. Bina olmadan koruyucu olmaz. Ama koruyucu olmasa, bina harap olur.”

Her Resul Aynı Zamanda Nebidir, Ama Her Nebi Resul Değildir

Peygamberlik makamları arasındaki bu ilişkiyi anlamak için şöyle bir benzetme yapabiliriz: Resullük, daha kapsamlı, daha üst bir makamdır. Her resul, aynı zamanda nebidir; çünkü o da Allah’tan haber getirir, o da tebliğ eder, o da insanları uyarır. Ama her nebi, resul değildir; çünkü ona yeni bir kitap verilmemiştir, yeni bir şeriat getirmemiştir.

Kur’an-ı Kerim’de bu ayrıma işaret eden ayetler vardır. Bir ayette şöyle buyrulur: “Biz senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, o bir şey temenni ettiğinde, şeytan onun temennisine bir vesvese atmış olmasın.” (Hac Suresi, 52) Bu ayette hem resul hem nebi ayrı ayrı zikredilerek, ikisinin farklı anlamlar taşıdığına işaret edilmiştir.

Alimler, gönderilen peygamberlerin sayısı hakkında farklı görüşler belirtmişlerdir. Bir hadis-i şerifte, gönderilen peygamberlerin sayısının 124.000 olduğu, bunlardan 315’inin resul olduğu bildirilmiştir. (Ahmed b. Hanbel) Bu da gösteriyor ki, nebilerin sayısı resullerden çok daha fazladır. Yani tarih boyunca birçok nebi gelmiş, ama her biri kendinden önceki resulün getirdiği dini tebliğ etmiştir.

Son Peygamberin Farkı: Hem Nebi Hem Resul

Hz. Muhammed (s.a.v.), peygamberlerin sonuncusudur. O, hem nebidir hem resuldür. Ama O’nun diğer peygamberlerden ayrılan çok önemli bir özelliği vardır: O, hem son resul hem de son nebidir. Yani O’ndan sonra artık ne yeni bir resul gelecektir ne de yeni bir nebi. Peygamberlik müessesesi O’nunla son bulmuştur.

Kur’an’da bu gerçek açıkça ifade edilir: “Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat O, Allah’ın resulü ve nebilerin sonuncusudur.” (Ahzab Suresi, 40) Bu ayette hem “resul” hem “nebi” kelimeleri kullanılarak, O’nun her iki makamda da son olduğu vurgulanmıştır.

Bu çok önemli bir husustur. Çünkü bazı sapkın gruplar, “nebi” ile “resul” arasında fark olduğunu, Hz. Muhammed’den sonra nebi gelebileceğini iddia etmişlerdir. Oysa ayet açıkça “nebilerin sonuncusu” ifadesini kullanarak, O’ndan sonra ne bir resul ne de bir nebi geleceğini bildirmiştir. Hz. Muhammed (s.a.v.) ile peygamberlik sona ermiş, vahiy kesilmiş, din kemale ermiştir.

Bu Ayrımı Bilmek Neden Önemlidir?

Resul ve nebi arasındaki farkı bilmek, sadece akademik bir bilgi değildir. Bu ayrım, İslam’ı doğru anlamak ve peygamberlerin mesajlarını doğru değerlendirmek için önemlidir.

Öncelikle, bu ayrım sayesinde Kur’an’da geçen peygamber kıssalarını daha iyi anlarız. Hangi peygamberin yeni bir kitap getirdiğini, hangisinin önceki kitabı tebliğ ettiğini bilirsek, onların mücadelelerini, tebliğ yöntemlerini, karşılaştıkları zorlukları daha doğru yorumlayabiliriz.

İkinci olarak, bu ayrım, dinler tarihini anlamamıza yardımcı olur. İnsanlık tarihi boyunca Allah’ın gönderdiği dinlerin nasıl bir süreç takip ettiğini, nasıl bir tekamül geçirdiğini, nasıl kemale erdiğini kavramamızı sağlar.

Üçüncü olarak, bu ayrım, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberliğinin evrenselliğini ve son oluşunu daha iyi idrak etmemizi sağlar. O, bütün resullerin ve nebilerin varisidir. O, bütün kitapları tasdik eden ve onları kendinde toplayan son kitabın sahibidir. O, bütün şeriatları nesh eden ve kıyamete kadar geçerli olacak son şeriatın tebliğcisidir.

Resul ve nebi, ikisi de Allah’ın seçkin kulları, ikisi de insanlara doğru yolu göstermek için gönderilmiş elçilerdir. Ama aralarında ince bir fark vardır: Resul, yeni bir kitap ve şeriat getirir; nebi ise önceki kitap ve şeriata göre hareket eder, insanları ona davet eder.

Her ikisi de saygıya layıktır, her ikisi de iman etmemiz gereken peygamberlerdir. Biz, Allah’ın bütün resullerine ve nebilerine iman eder, hepsini hak peygamber olarak kabul ederiz. Ama aralarında derece farkı olduğunu da bilir, özellikle son peygamber Hz. Muhammed Mustafa’ya (s.a.v.) diğerlerinden daha fazla sevgi besleriz. Çünkü O, peygamberlerin efendisi, nebilerin sonuncusu, resullerin en üstünüdür.

Resul ile nebi arasındaki temel fark nedir?

  • Resul: Kendisine yeni bir kitap ve şeriat verilen peygamberdir.
  • Nebi: Yeni bir kitap getirmeyen, önceki bir resulün şeriatını tebliğ eden peygamberdir.

Resul ne demektir?

  • Resul, Arapça’da “elçi” anlamına gelir. Terim olarak Allah tarafından yeni bir kitap ve hükümler bütünüyle gönderilen peygamberdir.

Nebi ne demektir?

  • Nebi, “haber getiren” anlamına gelir. Allah’tan vahiy alan ancak yeni bir kitap getirmeyen, önceki şeriatı tebliğ eden peygamberdir.

Tüm peygamberlere iman etmek zorunlu mudur?

  • Evet. Müslümanlar Allah’ın gönderdiği bütün resul ve nebilerin hak peygamber olduğuna iman ederler. Aralarında derece farkı olduğunu kabul eder, ancak hiçbirini inkâr etmezler.

Allah’ım, bize bütün peygamberleri doğru anlamayı nasip eyle. Onların getirdiği dine sımsıkı sarılmayı, özellikle son peygamberin sünnetine uymayı, onun yolundan gitmeyi cümlemize nasip eyle. Amin.

    E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir