Şeriatın lügat manası izhar etme ve açıklamadır.
‘Şerea‘ kelimesinden alınmadır. Istılahta ise; Cenabı Allah tarafından va’z edilip indirilen ilahi kanunlardır. Bu da Kur’an-ı Kerim ve vahye dayanan Peygamber (sav)’in Sünnet-i Seniyyesidir.
- Rağib el-İsfahani MÜFREDAT adlı eserinde bu kelimeyi şöyle tarif ediyor: Şeriat, yol anlamındadır. Bilahere ilahi yol için istiare edilmiştir.
- Ömer Nasuhi Bilmen, İstilahat-ı Fıkhiye Kamusunda ise şöyle demektedir: Şeriat, lisan-ı dinde Cenab-ı Hakkın kulları için va’z etmiş olduğu dini, dünyevi ahkamın heyeti mecmuasıdır. Bu itibarla din ile şeriat müteradiftirler.
Müctehid ve fakihlerin ictihadleriyle ortaya attıkları mesele ve getirdikleri açıklamalar şeriate girmez. Bu onların görüşüdür, doğru olabildiği gibi yanlış da olabilir. Peygamber (s.a.v) “Müctehid ictihadında isabet ederse iki, yanılırsa bir ecri vardır” buyurmuştur. Yalnız halk arasında meşhur olan şey şeriat, fıkıh kitaplarının muhtevasından ibarettir.
Kişi ayrı, İslam ayrıdır. Bu yönden İslam’ı tenkit etmek bilgisizlikten kaynaklanır. İçtihada dayanan fıkhi hükümleri tenkit etmek normal ve mümkündür. Ama Kur’an’a ve sabit olan sünnete dayanan ve tevil götürmeyen hükümleri tenkid etmek küfür ve dalalettir.
- İçki neden haram olsun?
- Tesettür neden vacib olsun?
- Namaz farz değildir
gibi sözleri söylemek ve Allah’dan gelen şer’i hükümleri inkar etmek küfürdür.
Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)
Şeriat kelimesinin lügat ve ıstılah anlamı nedir?
- Şeriat, lügatte “izhar etmek, açıklamak, yol göstermek” anlamına gelir. “Şerea” kökünden türemiştir. Istılahta ise, Allah Teâlâ’nın kulları için vahiy yoluyla koyduğu ilahi kanunların tamamını ifade eder. Bu kanunların kaynağı Kur’an-ı Kerim ve sahih Sünnettir.
Şeriat ile din aynı mıdır?
- Evet. Ömer Nasuhi Bilmen’in ifadesiyle şeriat, Allah’ın kulları için vaz ettiği dini ve dünyevi hükümlerin bütünüdür. Bu bakımdan din ile şeriat müteradif (eş anlamlı) kavramlardır.
Fıkhî hükümleri eleştirmek caiz midir?
- İçtihada dayanan fıkhî hükümleri ilmî ölçülerle eleştirmek mümkündür. Çünkü bunlar beşerî yorumdur. Ancak Kur’an ve sahih sünnetle sabit, açık ve tevile kapalı hükümleri inkâr etmek veya alaya almak küfürdür.
Şeriatı eleştirmek ile İslam’ı eleştirmek aynı mıdır?
- Evet. Çünkü şeriat, İslam’ın kendisidir. Şeriata yöneltilen itirazlar doğrudan Allah’ın hükümlerine yönelmiş olur. Kişileri, uygulamaları veya hatalı yorumları eleştirmek ayrı; ilahi hükümleri reddetmek ayrıdır.
“İçki neden haram?”, “Tesettür neden farz?” gibi soruların hükmü nedir?
- Bu sorular öğrenme amacıyla sorulursa ilim talebidir. Ancak inkâr, alay veya reddiye amacıyla sorulursa şer’i hükmü inkâr anlamına gelir. Allah’ın haram kıldığını helal saymak veya farzı inkâr etmek küfürdür.
“Namaz farz değildir” demek ne anlama gelir?
- Namazın farziyetini inkâr etmek, Kur’an’ı ve mütevatir sünneti inkâr anlamına gelir. Bu ise açık küfürdür. Çünkü namaz, İslam’ın zarurât-ı diniyyesindendir.
Müctehidin hatası kişiyi sorumlu kılar mı?
- Hayır. Peygamber Efendimiz (s.a.v):“Müctehid isabet ederse iki, hata ederse bir ecir alır.” buyurmuştur. Ancak bu ecir, samimi içtihat içindir; keyfî yorumlar için değildir.
