1. Anasayfa
  2. PEYGAMBERLERE İNANMAK

Neden Birden Fazla Peygamber Gönderildi? Dinin Birliği ve Şeriatların Hikmeti

İnsanlık tarihi boyunca farklı zamanlarda birçok peygamber gönderildi. Peki hepsi aynı tevhid mesajını getirdiğine göre neden farklı şeriatlar vardı? Kur'an-ı Kerim bu soruya dinin özü ile hükümler arasındaki fark üzerinden hikmetli bir cevap verir.

Neden Birden Fazla Peygamber Gönderildi? Dinin Birliği ve Şeriatların Hikmeti

İnsanlık tarihi boyunca hiçbir toplum rehbersiz bırakılmamıştır. Peki neden birçok peygamber gelmiş, neden farklı zamanlarda farklı şeriatlar gönderilmiştir? Bu soru, zihinleri kurcalayan ama aslında ilahi hikmetin en derin tecellilerinden birini barındıran önemli bir meseledir.

Düşünün ki aynı binanın farklı katlarına çıkıyorsunuz. Her katta farklı manzaralar görseniz de bina aynı binadır. İşte peygamberler de öyle… Hepsi aynı ilahi davayı, yani tevhid inancını insanlara ulaştırmak için gönderilmiştir.

Allah’a iman, ahiret gününe inanç, namaz, oruç, zekât gibi temel esaslar bütün peygamberlerin getirdiği ortak mesajlardır. Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyrulur:

  • “Ey Muhammed! Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimize de sor, biz Rahman olan Allah’tan başka kendisine ibadet edilecek ilâhlar yapmış mıyız?” (Zuhruf Suresi, 45)

Görüldüğü gibi bütün peygamberlerin ortak davası, insanları tek olan Allah’a imana çağırmak olmuştur.

İşte can alıcı nokta burası: Dinin özü değişmez ama uygulama şekilleri, yani şeriatlar, toplumların ihtiyaçlarına ve idrak seviyelerine göre farklılık gösterir.

Bir çocuğa süt gerek, yetişkine ekmek… Aynı anne, farklı çağlarda farklı besin verir çocuklarına. İşte peygamberler de geldikleri toplumların olgunluk seviyesine, anlayış kapasitesine ve ihtiyaçlarına uygun hükümler getirmişlerdir. Mesela:

  • Hz. Adem döneminde evlatların birbiriyle evlenmesine izin verilmişken, sonraki peygamberler döneminde bu yasaklanmıştır.
  • Hz. Musa döneminde cumartesi yasağı çok katı uygulanırken, Hz. İsa döneminde bu yumuşatılmıştır.
  • Hz. Yakub döneminde deve eti ve sütü yasakken, sonraki peygamberler döneminde helal kılınmıştır.

Bütün bu farklılıklar, dinin özündeki birliği bozmaz. Sadece zamanın ve mekânın gerektirdiği esneklikleri gösterir. Bu, aynı zamanda alemdeki tekâmül kanununun da bir gereğidir.

Peygamberler arasında zaman aralıkları olduğunda, insanlar zamanla yanlış inançlara sapmış, tevhid inancını unutmuş veya bozmuşlardır. Yeni gelen peygamber, işte tam bu noktada devreye girer.

Sadi Şirazi ne güzel söylemiş: “Bahçıvan değişir ama gül hep aynı güldür. Kimi zaman dikenleri temizler, kimi zaman suyunu artırır. Ama maksat hep aynıdır: Gülü yetiştirmek.”

Peygamberler de böyledir. Bir önceki peygamberin getirdiği tevhid tohumunu sulamış, onu korumuş ve geliştirmişlerdir. Eğer halk yanlışa sapmışsa düzeltmiş, unutmuşsa hatırlatmış, bozmuşsa yeniden inşa etmiştir.

İnsanlık olgunlaştıkça, getirilen dinler de olgunlaşmış ve nihayet İslam ile son şeklini almıştır. Tıpkı meyvenin önce ham, sonra olgunlaşması gibi…

Hz. Muhammed (sav) diğer peygamberlerden farklı olarak:

  • Bütün insanlığa gönderilmiştir. Önceki peygamberler genellikle belirli bir kavme gönderilirken, O “bütün âlemlere rahmet” olarak gelmiştir.
  • Kıyamete kadar gelecek bütün asırlara hitap etmektedir. Onun şeriatı, kıyamete kadar gelecek tüm insanlığın ihtiyaçlarını karşılayacak evrensellikte ve esnekliktedir.
  • Önceki şeriatları yürürlükten kaldırmış ve en mükemmel haliyle dini tamamlamıştır.

Kur’an-ı Kerim’de bu gerçek şöyle ifade edilir: “Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslâm’ı seçtim.” (Maide Suresi, 3)

Bu gerçekler bize şunu söylüyor: Din, insanın yaratılışına uygun, onun ihtiyaçlarını karşılayan ilahi bir sistemdir. Tıpkı bir çocuğun büyüdükçe farklı besinlere ihtiyaç duyması gibi, insanlık da olgunlaştıkça daha kapsamlı bir dine ihtiyaç duymuştur.

Bugün İslam’ın evrensel mesajı, bütün insanlığa hitap etmektedir. Çünkü o, son ve en mükemmel mesajdır. İçinde bulunduğumuz asrın karmaşasında, insanlığın huzur ve mutluluğu ancak bu son ilahi rehbere sarılmakla mümkündür.

Bütün peygamberler aynı ilahi okyanusun dalgalarıdır. Kimi zaman hafif esen bir rüzgâr, kimi zaman coşkun bir akıntı olmuşlardır. Ama hepsi aynı kaynaktan beslenmiş, aynı hedefe yelken açmışlardır.

Neden birden fazla peygamber gönderilmiştir? Hepsi aynı şeyi söylemedi mi?

  • Evet, tüm peygamberlerin ortak davası tevhid inancını, yani tek olan Allah’a imanı insanlara ulaştırmaktı. Farklı peygamberlerin gönderilmesinin sebebi, zamanla insanların tevhid inancını unutması veya bozmasıdır. Yeni gelen her peygamber, bir öncekinin getirdiği mesajı yenilemiş, düzeltmiş ve toplumun ihtiyaçlarına göre güncellemiştir. 

Dinin özü aynıysa, neden farklı peygamberler farklı şeriatlar (hükümler) getirmiştir?

  • Dinlerin özü (inanç esasları) değişmezken, şeriatlar yani uygulama şekilleri toplumların olgunluk seviyesine ve ihtiyaçlarına göre farklılık gösterir.

Hz. Muhammed (sav) diğer peygamberlerden farklı olarak hangi özelliklere sahiptir?

Hz. Muhammed (sav) diğer peygamberlerden üç temel özelliğiyle ayrılır:

  • Evrensellik: Önceki peygamberler genellikle belirli bir kavme gönderilirken, O “bütün âlemlere rahmet” olarak tüm insanlığa gönderilmiştir.
  • Son peygamber oluşu: Kıyamete kadar gelecek bütün asırlara hitap eden son elçidir.
  • Şeriatının kapsayıcılığı: Önceki şeriatları yürürlükten kaldırmış ve Maide Suresi 3. ayette belirtildiği gibi dini en mükemmel haliyle tamamlamıştır.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir