İnsanın Hayatını Yeniden Şekillendirmesi Adına: Gerçek Doğum ve Ölüm
Doğuma, ölüme, dirilişe, hayata dair anlayışımızı gözden geçirip düzeltmemiz gerekiyor. Çünkü gerçek ölüm yada gerçek yaşam Kur’an’a göre öldükten sonra başlıyor.
Buna göre; İnsanlar ahiret yurdundaki bu cehennem ölümünü de cennet diriliğini de dünya hayatında kazanıyor. Allah Teala ahirette; “Bu ateşten bir çıkış yolu yok mu? çaresizliğine düçar olmamaları için kullarına bu dünyada çıkış yollarını gösteriyor. Onlara ikram eylediği türlü nimetlerle ebedi diriliğe nail olmalarını sağlayacak yeniden doğuş, yeniden hayata dönme imkanı veriyor. Yani yeniden doğuş / yeniden diriliş için ahirette bir çıkış yolu yok ama bu dünyada var.
Dünya Hayatında Yeniden Diriliş
Şöyle düşünülebilir: Doğmak ve ölmek bizim elimizde değil. Üstelik dünyaya doğduk, hayattayız ve yaşıyoruz. Henüz ölmediğimize göre bu dünyada iken yeniden dirilmekten, yeniden doğmaktan, hayata dönmekten söz etmek doğru olabilir mi?
Bunun olabilirliğini anlamak için doğuma, ölüme, dirilişe, hayata dair anlayışımızı gözden geçirip düzeltmemiz gerekiyor.
Mesela; Ölüm cesedin ölümünden ibaret değildir. Kur’an-ı Kerim’de kafirler, inkarcılar, Efendimizin (s.a.v) tebliğine kulaklarını tıkayanlar, ölü olarak tanımlanır. “(Ey Resulüm !) Bil ki sen ölülere işittiremezsin. Arkasını dönüp (hızla senden) uzaklaşan sağırlara da davetini duyuramazsın (Neml Süresi 80)” mealindeki ayet-i kerimede küfür ehli, ilahi ikaz ve hakikatler karşısındaki duyarsızlıkları sebebiyle “ölüler” diye anılmıştır.
Yasin suresinin 70. ayet-i kerimesinde mealen;
- “(Bu Kur’an) diri olanları uyarmak, kafirlere de (azap) vaadinin (üzerlerine) hak olduğunu (bildirmek) içindir” buyurulurken, vahye kulak verenler “diri olanlar” diye nitelenmekte, böylece ilahi hakikatleri duymak istemeyenlerin ölü sayıldkları anlaşılmaktadır.
- “Ölü iken (hidayetle) dirilttiğimiz, kendisine insanlar arasında onunla yürüyecek bir nur verdiğimiz kimse, karanlıklar içinde kalıp oradan çıkamayan kimse gibi olur mu? (En’am 122)” mealindeki ayet-i kerimede ise;
İnsanların hidayete ermezden önceki küfür ve inkar hali yine ölüm haline benzetilmiştir.
Kaynak: Ahmet Nafiz Yaşar / Semerkand Dergisi / Nisan 2019 / bkz: 36
