Şeytanın Ahir Zaman Tuzağı: Ölümsüzlük
Şeytanın ahir zaman insanını azgınlaştıran en tehlikeli tuzağı, bilimin yakında ölümsüzlüğü bulacağını zannettirip ahirete hazırlanmayı unutturmasıdır.
- Ölümsüz olmayı başarsaydık yüce Allah’a ihtiyacımızı unutur muyduk?
- Allah’a yönelmeyi terk eder miydik?
Şaka gibi, fakat evet, böyle bir ümitle kandırıp Allah’tan koparıyorlar insanları. Şu kadar yıl sonra ölümsüzlük keşfedilecekmiş. İnsan vücudunu tamamen yenileyen, genetik kusurları düzelten tedaviler gelişecekmiş yakında….
Ancak Allah’ın izniyle olabilecek böyle şeyleri öğrenince ne tür bir ümit beliriyor yüreğinizde? Hiç ölmemek… Kıyamet de kopmadıktan sonra sonsuza kadar yaşamak yeryüzünde ve hep genç kalmak mı? Kulluğa ne gerek var ki? Yaşasın şehvet! Yaşayın yeryüzü tapıcılığı! Atalarımız Adem-Havva’yı ölümsüzlük vadiyle o yasak ağaca yaklaşmaya ikna etmemiş miydi şeytan?
Allah’a rağmen ölümsüzlük arayışı ve beklentisi Allah’a güvenimizi, sığınmamızı ve tutunmamızı yerle bir ediyor. Sinsince güya Allah’a karşı tedbir alacağız ve güya kurtulacağız hakimiyetinden. Ne feci tuzak! Ne acı kaybediş! Kim yedirip içirip yaşatıyor bizi
Allah’a sığınıp bağlanmamızın en büyük düşmanı, boş hayaller yalancı ve asılsız zanlardır. Karun gibi zengin olsak, kainat emrimizde ve hizmetimizde olsa ne yazar ki?
Gerçekten de ebedi gençlik iksiri bulunsa öteki dünyanın hesabından kimi nasıl kurtaracak? Mezarlar gencecikken gitmiş insanlarla kaynıyor. Çoğu insan ölmek için yaşlanmayı bekleyemiyor bile. Bir kaza veya deprem kaptıklarını götürüyor.
Koca kainatı bir sinek kolaylığında yaratıp yöneten Mevla, “Her nefis ölümü tadacaktır (Ankebut 57)” buyruğuyla kesin hükmünü bildirmiştir. Bunun dışındaki her zan boş bir hayaldir, avuntudur.
Allah’tan başkasına güvenenin akıbeti hayal kırıklığı olacaktır.
Kaynak: Muhammed Bozdağ / Yüreğimde Rabbim (Olmazsa Yapayalnızım) / bkz: 29-31
