1. Anasayfa
  2. KUR'AN-I KERİM TEFSİRİ

Vakı’a Suresinde Anlatılan “O Gün”

Vakı’a gerçekleştiğinde saklanacak yer var mı? Yerin sarsıldığı, dağların toz olduğu o anın anatomisi. Vakı’a Suresi ışığında mahşerdeki üç grup: Ashab-ı Yemin, Ashab-ı Şimal ve Sabikun. "İstikamet" ehli için korkunun bittiği o büyük hesap üzerine derin tefekkür.


Vakı’a Suresi 1 ve 2. ayetin Meali ve Tefsiri

Bir gün gelecek, dünya duracak, dağlar toz olacak ve her şey bitecek. O an, “Kıyamet mi? Yok artık!” diyenler bile susacak. Vakı’a Suresi’nin ilk ayetleri bize tam da bunu haykırıyor: Kopacak kıyamet koptuğu zaman, artık onu yalanlayacak hiç kimse yoktur. (Vakı’a, 1-2)

Bugün inkâr edenler, yarın o dehşet karşısında çaresiz kalacak. Kainatın eceli geldiğinde, herkes kendi amelinin karşılığını görecek. Müminler cennetin en yüce makamlarında ağırlanırken, kibirlenenler cehennemin en aşağı tabakasında pişmanlık içinde olacak.

  • Peki, biz hangi tarafta yer alacağız?
  • Bu gerçek, kalbimizi titretiyor mu?

Gelin, bu ilahi uyarıyı birlikte düşünelim ve kendimize soralım:

Her canlının, her milletin bir ömrü olduğu gibi, evrenin de bir eceli var. O ecel, kıyametin kopuş anıdır. Vakı’a Suresi’nde Rabbimiz buyurur:(Kıyamet koptuğu zaman, artık onun kopuşunu yalanlayacak kimse yoktur.) (Vakı’a, 1-2)

Tefsirlerde vurgulandığı gibi, “Vâkı’a” kaçınılmaz olay demektir. Kopmadan önce yalanlayanlar olabilir, ama koptuğunda herkes gerçeği görecek ve yalanlama imkânı kalmayacak. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurur: “Kıyamet kopuncaya kadar insanlar gaflet içinde olacaklar.” Bugün gafletteyiz ama yarın uyanışımız çok acı olacak.

Allah’a, ahirete iman edip, sırat-ı müstakim üzere tevazu içinde yaşayanlar… Onlar kıyamet sonrası en yüce mertebelere yükselecek. Cennetin köşklerinde, saraylarında ağırlanacaklar. Kur’an’da defalarca müjdelenir: Müminler için korku yok, üzüntü yok. Onlar Rablerinin rahmetine mazhar olacaklar.

Sadi Şirazi’nin o derin sözü burada yankılanır: “Dünya bir handır, ahiret yuvadır. Yolcu, yolda ne toplarsa yuvada onu bulur.”

Peygamberleri yalanlayan, kitapları tekzip eden, dünya malına aldananlar… Kendilerini “aziz ve kerim” sananlar! Onlar ahirette en aşağı konumda olacaklar. Duhan Suresi’nde bu azap korkunç bir şekilde tasvir edilir:

  • “Şüphesiz ki zakkum ağacı, günahkârların yemeğidir. O, karınlarında kaynayan maden eriği gibidir; tıpkı kaynar suyun kaynaması gibi. Zebanilere: ‘Tutun bunları da cehennemin ortasına sürükleyin, sonra başlarının üzerinden kaynar su boşaltın’ denilecek. ‘Tat! Muhakkak ki sen aziz ve kerim bir kişisin(!) Sizin şüphe edip tartıştığınız şey işte budur.'” (Duhan, 43-50)

Bu alaycı ifade, dünyadaki kibirli tavrın karşılığıdır. Mal, makam, güç… Hepsi geçici. Kıyamet koptuğunda hepsi yok olacak ve geriye sadece amel kalacak.

Bugün Ne Yapıyoruz?

Kainatın eceli yaklaşıyor. Tarih boyunca inkâr eden kavimler helak oldu; bugün de aynı uyarı bize yapılıyor. Hadis-i şerifte buyurulur: “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışan kimsedir.” (Tirmizi)

Kıyamet bir gerçek, inkarı bitirecek bir gerçek. Vakı’a Suresi bize soruyor: Sen hangi gruptasın?

  • Ashab-ı meymene mi (sağdakiler, kurtuluş ehli),
  • Yoksa ashâb-ı meş’eme mi (soldakiler, azap ehli)?

Kalbin titriyorsa, bu titreyiş kurtuluşun başlangıcıdır. Hemen dön Rabbine, çünkü “Allah tevbe edenleri sever.” (Bakara, 222) Dünya bir nefes, ahiret sonsuzluk. O nefesi boşa harcamayalım.

  • Bu satırları okurken içindeki sesi dinle: Hazır mısın? Eğer değilse, bugün başla… Yarın çok geç olabilir.

“Vâkı’a” kelimesi ne anlama gelir?

  • Vâkı’a, sözlükte “meydana gelen, gerçekleşen, vuku bulan olay” anlamına gelir. Terim olarak kıyameti ifade eder.

“Akıllı kişi” kimdir? Hadis-i şerifte nasıl tanımlanır?

  • Peygamber Efendimiz (s.a.v) şöyle buyurur: “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölüm sonrası için çalışan kimsedir.” (Tirmizi)

İnternet dünyasındaki bilgi kirliliğine ve kopyala-yapıştır mantığına bir dur demek amacıyla yola çıktığımız bu platformda, yer alan tüm bilgiler titiz bir akıl süzgecinden geçtikten sonra yayına alınmaktadır. Temel gayemiz; modern çağın hızı içerisinde sosyal medya, TV ve internet gibi araçlarla yaratılış gayesini ve manevi sorumluluklarını unutma tehlikesiyle karşı karşıya kalan günümüz insanına, karınca kararınca bir kulluk bilinci ve şuuru aşılamaktır. Sitemizdeki tüm içerikler Ayet, Hadis ve Dua ekseninde, yani Kur’an ve Sünnet bütünlüğü içerisinde kaleme alınırken; alışılmışın dışındaki özgün yorumlarımızla manevi meseleleri modern dünyanın diliyle harmanlayarak bir farkındalık oluşturmayı hedefliyoruz. Sahih kaynaklara dayanan, samimi ve insanı yeniden özüne, maneviyata yönlendiren bir rehber olma vizyonuyla, bilgi kirliliğinden arınmış güvenilir bir liman sunuyoruz.

Yazarın Profili

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir