1. Anasayfa
  2. GÜNDEM

İslam’da Genç Kızlar İçin Örnek Şahsiyetler: Hz. Meryem ve Hz. Şuayb’ın Kızlarından Hayâ ve İffet Dersi

Kur’an-ı Kerim, genç kızlar için yalnızca ahlaki prensipler sunmakla kalmaz; bu değerleri bizzat yaşayan rehber şahsiyetleri de insanlığa takdim eder. Hz. Şuayb’ın (a.s) kızlarının vakur duruşundan Hz. Meryem’in (r.anha) sarsılmaz iffetine kadar; edep, hayâ ve nezaket timsali olan bu kutlu modellerin günümüz dünyasına ışık tutan hayatlarını ve Kur’an’daki eşsiz tasvirleri

İslam’da Genç Kızlar İçin Örnek Şahsiyetler: Hz. Meryem ve Hz. Şuayb’ın Kızlarından Hayâ ve İffet Dersi

İslam’da Genç Kızlara Rehber Olan Şahsiyetler

İslam’da genç kızların örnek alabileceği şahsiyetler, yalnızca bireysel ahlakın değil, toplumsal duruşun da inşasında belirleyici bir role sahiptir. Kur’an-ı Kerim, bu konuda soyut ahlak ilkeleri sunmakla yetinmez; bu ilkeleri temsil eden somut şahsiyetleri de insanlığın önüne koyar. Hz. Şuayb’ın kızları ve Hz. Meryem, iffet, haya ve edep ekseninde genç kızlar için evrensel birer model olarak takdim edilmiştir.

Hz. Musa kıssasında, Hz. Şuayb’ın kızlarından birinin tavrı özellikle dikkat çekici bir üslupla anlatılır. Kur’an, bu genç kızın Hz. Musa’ya gelişini sıradan bir yürüyüş olarak değil, “utana utana yürüyerek” ifadesiyle aktarır:

  • “Onlardan biri utana utana yürüyerek Musa’ya geldi…” (Kasas, 25)

Müfessirler bu ifadeyi, onun edep ve hayayı önceleyen bir tavırla, örtüsüne bürünerek ve ölçülü bir duruşla yürüdüğü şeklinde açıklamışlardır. Burada dikkat çekilen husus, hayanın sadece bir iç duygu değil; beden diliyle, yürüyüşle ve davranışla dışa yansıyan bir ahlak olduğudur.

“Utanarak yürümek” ifadesinin özellikle zikredilmesi, genç kızlara yönelik açık bir mesaj taşır. Haya, insan için güzel bir ahlak olmakla birlikte, kadında daha derin ve koruyucu bir anlam kazanır. Bu kıssa, edebin ve ölçünün zayıflık değil; aksine kişiliği yücelten bir erdem olduğunu ortaya koymaktadır.

Hz. Meryem: İffet, Takva ve Teslimiyetin Zirvesi

Kur’an’da Hz. Meryem’e geniş yer verilmesi tesadüf değildir. O, daha doğumundan itibaren annesi tarafından Allah’a adanmış; Hz. Zekeriyya’nın gözetiminde, ilahi bir terbiyeyle yetiştirilmiştir. Ergenlik çağına ulaştığında ise kendisini ibadete vererek inzivayı tercih etmiş, bu yönüyle tefsirlerde “el-Betûl” sıfatıyla anılmıştır.

Hz. Zekeriyya’nın, onun yanında mevsimsiz rızıklarla karşılaşması ve Hz. Meryem’in bunu “Allah katından” olarak açıklaması, onun teslimiyet ve tevekkülünü gözler önüne serer

Cebrail’in insan suretinde Hz. Meryem’e görünmesi karşısında verdiği ilk tepki son derece manidardır:

“Senden, Rahmân’a sığınırım. Eğer Allah’tan çekinen biri isen (bana kötülük etme)” dedi (Meryem 18)

Bu söz, onun iffet ve haya hassasiyetinin en açık göstergesidir. Henüz neyle karşı karşıya olduğunu bilmeden, Allah’a sığınması; iffetin refleks hâline gelmiş bir iman bilinci olduğunu göstermektedir.

Hz. İsa’ya hamile kaldığında yaşadığı iç sıkıntı ve “Keşke bundan önce ölseydim…” ifadesi ise, onun ne denli namus ve edep merkezli bir ruh hâline sahip olduğunu ortaya koyar. Bu sözler bir isyan değil; iffetli bir insanın toplum karşısındaki ağır imtihanının yansımasıdır.

Hz. Meryem, bu büyük sınav karşısında sabır ve teslimiyet göstermiş; Allah Teâlâ da onu, Hz. İsa’nın mucizeleriyle insanların iftirasından korumuştur. Böylece iffet, haya ve takvanın karşılığı olarak hem dünyada hem de ahirette yüceltilmiştir.

Bu kıssalar açıkça göstermektedir ki; iffet ve haya, sadece ahlaki bir tercih değil, ilahi bir koruma sebebidir. Allah’a güzel kulluk eden, edep ve takvayı hayatının merkezine alan kimseler, en ağır imtihanlarda bile ilahi inayetle desteklenir. İslam, genç kızlara bu yüzden iffeti bir yük değil; bir izzet ve şeref olarak sunar.

İslam’da genç kızlar için neden özel örnekler sunulmuştur?

  • Çünkü gençlik dönemi, kişiliğin ve ahlakın şekillendiği en kritik evredir. Kur’an, bu dönemde sağlam bir ahlaki zemin oluşturmak için somut şahsiyetleri örnek gösterir.

Haya sadece içsel bir duygu mudur?

  • Hayır. Kur’an’da haya; yürüyüşten konuşmaya, duruştan tepkilere kadar davranışla tezahür eden bir ahlak olarak sunulur.

Hz. Meryem’in imtihanı neyi öğretmektedir?

  • İffet ve takva üzere yaşamanın, en ağır sınavlarda bile insanı Allah’ın korumasına mazhar kıldığını öğretir.

İffetli olmak toplumsal hayattan kopmak mıdır?

  • Hayır. İffet, hayattan çekilmek değil; hayatın içinde edep, ölçü ve sorumluluk bilinciyle var olmaktır.

Bu kıssaların günümüz genç kızlarına mesajı nedir?

  • Onur, saygınlık ve gerçek özgürlüğün; nefsin değil, Allah’ın rızasını merkeze alan bir hayatla mümkün olduğudur.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir