Şek: İnanç ve İnançsızlığın Denkliği
Şek: İnanç ile inançsızlığın denk olması. buna şek derler
Mesela; Durumunu kesin olarak bilmediğin bir adamın azap görüp görmeyeceği senden sorulduğu zaman kesin hüküm veremeyeceğin için sana göre azap görmesi de görmemesi de mümkündür. Tercih sebebinin bulunmadığı bu duruma şek denir
Zan: Bir Tarafa Yönelme ve Gizli Şüphe
Zan: Her ikisini de mümkün görmekle beraber, nefsin bir tarafa yönelmesidir
Mesela; Her haliyle iyi tanıdığın bir insan için, bu adam bu haliyle ölürse azap görür mü? diye senden sorulursa, kendisinde kurtuluş belirtileri görüldüğü için duyguların daha çok o adamın azap görmeyeceğini söyler. Bununla beraber gizli bir hatasından dolayı azap görebileceğini de düşünürsün. Bu düşüncenle duyguların birbirine eşittir. Fakat tercihin onun azap görmeyeceği yönündedir. Buna zan denir.
İnanç: Tasdikin Galip Gelmesi ve Yakine Yakınlık
İnanç; Tersi akla gelmemek veya gelecek bile olsa kabul etmemek üzere insanın bir şeyi tasdik etmeye yönelmesi ve tasdik tarafının diğer duygulara galip olmasıdır.
Ancak bu kanaat kesin bilgilere dayanmaz. Sadece iyi düşündüğü zaman öyle olduğuna meyleder ve onu kabul eder. İşte buna yakine yakın inanç denir
Yalnız dinlemek suretiyle halk tabakasında oluşan inanç böyledir. Bu inanç kendilerinde öylesine yerleşir ki, her mezhep mensubu mezheplerin doğruluğuna ve imanlarının tam gerçeği bulduğuna öyle kesin bir şekilde inanır ki, imamının hata etmiş olabileceğini asla kabul etmez
Yakin: Şüphesiz ve Sağlam Delillere Dayanan Kesin Bilgi
Yakin: Kendisinde hiç şüphe bulunmayan, sağlam delillerden oluşan kesin bilgidir.
İşte böyle herhangi bir şüphenin karışmadığı inanca kelam alimleri ve nazariyeciler yakin adını verirler
Kaynak: İmam Gazali / el-İhya / C: I
