1. Anasayfa
  2. BİLGİBANK

Aşkın Büyüsünden Korunmak


Aşkın İnsan Üzerindeki Hakimiyetini Engellemek

Aklı başında olan kimsenin, suretlere duyulan aşkın hakimiyeti eline geçirmesine fırsat vermemesi gerekir ki sözü edilen fenalıklara – daha fazlasına veya bir kısmına- neden olmasın. Yoksa kendini ihmal etmiş, aldanmıştır / aldatmıştır. Nefsi helak olsa, bunun sebebi yalnızca kendisidir, çünkü maşukunun yüzüne tekrar bakmasaydı, ona kavuşma arzusu duymasaydı, aşkı da gönlünde yer edemezdi.

Aşk sebeplerinin başında bakmaya ya da duymaya dayalı olan beğenme ve güzel görme gelir. Bunun yanında kavuşma arzusu olmasa, kavuşma ümidi olmasa, aşk gerçekleşmez. Beğeniyle birlikte kavuşma arzusu olur da bunu zihninden uzak tutar, kalbini bu arzuyla meşgul etmezse, aşk yine gerçekleşmez.

Maşukunun güzellikleri üzerinde uzun uzun düşünmesine rağmen, bu düşünceyle birlikte maşukuna kavuşma hazzından daha büyük bir şeyin korkusu -mesela cehenneme girmek, Allah Tealanın öfkesi, günahların yığılarak birikmesi gibi dini bir korku- bulunursa ve bu korku söz konusu arzu ve düşünceden daha baskın olursa, aşk yine gerçekleşmez.

Bu tarz bir korku değil de dünyalık bir korku -mesela canını, malını veya makamını yitirmek, insanlar nezdinde sahip olduğu konumu kaybetmek, değer verdiği kişilerin gözünden düşmek gibi bir korku- bulunur da bu korku, aşktan daha baskın olursa, aşk yine gerçekleşmez.

Aynı şekilde, maşukundan daha çok sevdiği, daha yararlı ve sevgisini, maşukunun sevgisinden daha önde tuttuğu bir sevgilinin yitip gitmesinden endişe ettiği takdirde de aşk gerçekleşmez.

Bütün bu sayılanlar olmaz da maşukun sevgisi kişide baskın olursa, aşığın kalbi tamamıyla maşukun cazibesine kapılır, benliği tamamıyla ona meyleder.

Kaynak: İbnu’l Kayyım el-Cevziyye / ed-Dua ve’d Deva (Kalbin İlacı) / bkz: 448-449

Bültenimize Katılın

Hemen ücretsiz üye olun ve yeni güncellemelerden haberdar olan ilk kişi olun.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir